| Belki ben hayatımın geri kalanını insanlara bu tür ispatları göstermek için harcamak istemiyorum | Open Subtitles | ربما أنا لا أريد أن أقضى بقية حياتى فى شرح ذلك الهراء للناس |
| Belki ben iyi bir parçayımdır ve kaçırmışlardır. | Open Subtitles | أو ربما أنا كنت فرصة سانحة أضاعوها من بين ايديهم |
| Onunla ben bile baş edemiyorum. - Belki ben baş edebilirim. - Edemezsin. | Open Subtitles | ولكن ربما أنا كذلك لست كذلك ولن أدعك تذهبين |
| - Parçalardan biri eksik galiba. - Belki ben yardımcı olabilirim. | Open Subtitles | يبدو ان هناك قطعه مفقوده ربما أستطيع المساعده |
| Belki ben bu durumda tekimdir, ama yalnız değilim, kesinlikle yalnız değilim. | TED | ربما أكون فريدًة في ذلك، ولكني لست وحيدًة، لست وحيدًة على الإطلاق. |
| Belki ben suratını dağıtırım, bir daha sırıtamazsın. | Open Subtitles | ربما يمكنني ترتيب ذلك وهكذا فأنت لن تبتسم مُجدّداً |
| Belki ben evde uyuyordum ve sende gece geç saat TV izliyordun. | Open Subtitles | ربما كنت نائما المنزل، وكنت تم مشاهدة فيلم على شاشة التلفزيون في وقت متأخر. |
| L Belki ben sadece biraz daha ilham gerekir, bilmiyorum. | Open Subtitles | لا أعلم ، ربما أنا بحاجة للمزيد من الإلهام |
| Biliyorum. Belki ben de gitmemeliyim Ne? | Open Subtitles | . لا اعرف . ربما أنا لا يجب أن اذهب أيضاً |
| Belki ben biraz deliyimdir! Bu doğru! Belki Jeremy biraz kaçıktır. | Open Subtitles | ربما أكون مجنوناً, هذا صحيح, ربما أنا مجنون |
| Evet, Belki ben de aptal yerine konmaktan bıkmışımdır. | Open Subtitles | أجل , ربما أنا سأمت من كونكِ تعامليني كأحمق |
| Belki ben, altın yumurtlayan tavuğumdur. | Open Subtitles | . . ربما أنا الأوزة التي تضع بيضاً ذهبياً |
| Belki ben de kendim için üzülmeliyim | Open Subtitles | ربما أنا أشعر بالأسف على نفسي أيضاً لكن أتعرفين ماذا ؟ |
| Hayır. Düşünüyordum da, bilirsin, Belki ben yapabilirim. | Open Subtitles | لا لقد كنت فقط أفكر أتعلم ربما أستطيع فعل هذا |
| Pheebs, Belki ben senin oda arkadaşın olabilirim? | Open Subtitles | حسناً , ربما أستطيع أن أكون شريكتك يا فيبي |
| Evet, Belki ben yardımcı olabilirim. İnsan gücümüz ve ekipmanlarımız var. | Open Subtitles | نعم, حسنا, ربما أكون قادر على المساعدة لدينا القوة البشرية والتجهيزات |
| Belki ben biraz para yapabilirim, baba. Bu sihir işini öğreniyorum. | Open Subtitles | ربما يمكنني تدبير بعض المال يا أبي فقد بدأت أتقن فقرتي السحرية |
| Aslında... Belki ben ayrıImak için bir sebep arıyordum. | Open Subtitles | . . حقيقة ربما كنت أحاول أن أجد سبباً للرحيل |
| Pekala, Belki ben bir hiçim, ama ben kıçına tekmeyi basacak bir hiçim. | Open Subtitles | حسنا ، ربما انا فاشل ، ولكنني الفاشل الذي سيضع مؤخرتك في السجن |
| Belki ben bunu aydınlatabilirim. | Open Subtitles | ربما استطيع انا ان القى الضوء على هذا اللغز |
| Ya da Belki ben iyi bir aşığın ne olduğunu bilmiyordum. | Open Subtitles | أو ربّما أنا لا أعرف كيف يكون الحبيب الجيد |
| Belki ben dışarı doğru yürürken, Bombay Sapphire'e denk gelirsin. | Open Subtitles | ربما عندما أخرج من هذا الباب أن تتصل بالياقوت ببومباي |
| Belki... Belki ben bu kiliseyi kurtarmak için burada değilim, Nate. | Open Subtitles | ربما وربما أنا لست هنا لإنقاذ الكنيسة يا نيت |
| Belki ben şuraya poker oynayan köpekler resmi asardım. | Open Subtitles | لَرُبَّمَا أنا أُعلّقُ صورة كلابِ التي تَلْعبُ بوكراً هناك. |
| Belki ben biraz kuşkucuyum ve bu sözlerin hepsi yalan, fakat tecrübeler bana tedbirli olanın bilgece olduğunu söyler. | TED | حسناً، قد أكون ساخراً، كلّ هذه الكلمات هي محض إفتراءات، لكن التجربة تخبرني باستمرار أن الحَذِرَ يتّسم بالحكمة. |
| Belki ben de gelir ve eğlenirim. | Open Subtitles | حسنا، لربّما أنا يمكن أن آتى و ألعب. |
| Belki ben de deneyebilirim dedim. | Open Subtitles | ظننتُ يمكنني أن أحاول بذلك |
| Belki ben Zander ve Bill Gates bir araya gelebilir ve AIDS üzerine bir opera yapabilirler. | TED | ربما يمكن أن بن زاندر وبيل غيتس ينسجمان معا. لتقديم أوبرا حول الإيدز. |