| Belki ona yeni geleneğin Şükran Günü tatlısının kökeni hakkında dürüst olmak olduğunu söyleyebilirsin. | Open Subtitles | ربما تستطيع إخباره بالتقاليد الجديدة بأن تكون صادقًا بشأن حلوى عيد الشكر الأصلية |
| Eğer Ramona, Beatrice'i göremezse Belki ona bir mesaj iletebilir. | Open Subtitles | إن كانت رامونا تستطيع رؤية بياتريس ربما تستطيع أن تبعث لها برسالة |
| Belki ona neden burada olduğunuzu söyleyebilirsin. | Open Subtitles | ربما تستطيع إخباره بسبب وجودك هنا |
| Belki ona yular bağlasan daha iyi edersin, ajan adam. | Open Subtitles | لربّما كان من الأفضل لو وضعتها على عجلات، يا رجل المخابرات |
| Belki ona işkence etmeden önce yutmasını istemeliydiniz. | Open Subtitles | حسناً، لربّما كان حريّاً بكما أن تطلبا منه تناولها قبل أن تقوما بتعذيبه |
| Belki ona çözülecek bir dava vermeliydim. | Open Subtitles | أجل، ربما لو كنت أعطيته مسألة ليحلها |
| Belki ona neler hissettiğini söylersen... | Open Subtitles | حسنا، ربما لو كنت أقول كيف تشعر. ترى؟ |
| Belki ona birkaç tavsiyede bulunabilirsin? | Open Subtitles | ربما تستطيع إعطاءه بعض النصائح؟ أنا؟ |
| Belki ona verebilirsin. Bir de bu mektubu. | Open Subtitles | ربما تستطيع أن تعطيه لها وهذه الرسالة |
| Belki ona Tanrı korkusu verebilirsin! | Open Subtitles | ربما تستطيع أن تضع ! |
| O gece gelmiş olsaydı Belki ona yardım edebilirdim. | Open Subtitles | لو أنّها جاءت تلك الليلة، لربّما كان بإمكاني مُساعدتها. |
| Belki ona bir köpek bakıyordur. | Open Subtitles | لربّما كان هناك كلب ينظر إليه. |