| Tam anlamıyla onlara benziyorsunuz beyler. Ama Beni korkutan şey şu, sizi dostum olarak görmüyorum. | Open Subtitles | أنتما تمثلان صورتهم الحقيقية أيها السيدان لكن ما يخيفني أني أميزكما كصديقين لي |
| Sen tanıdığım en garip, en havalı, en sahici insansın ve senin hakkında Beni korkutan şey, ne kadar iyi olmamı dilememe yol açman. | Open Subtitles | أنت أغرب و أفضل و أصدق شخص قابلته في حياتي و ما يخيفني بك هو أنك تجعلني أتمنى أن أكون جيداً جداً |
| Beni korkutan şey de senin olaya kendini biraz fazla kaptırman. | Open Subtitles | حسنا ، سأقول لك ما يخيفني وكنت قريباً سأقع فيه |
| Beni korkutan şey, Bayan Cole'un, beyin ölümü gerçekleşmiş kocasının, gözündeki çapağı silmesiydi. | Open Subtitles | لقد أرعبتي مشاهدة تلك المرأة تمسح عين زوجها المعاق |
| Sende Beni korkutan şey ne biliyor musun? | Open Subtitles | هل تعرف ما الذي يخيفني منك؟ |
| Bu da Beni korkutan şey. | Open Subtitles | هاهو الشيئ الذي يخيفني |
| Ama Beni korkutan şey senin de onun gibi oluyor olman. | Open Subtitles | ولكن مايخيفني هو أنك أصبحت تتحول مثله |
| Beni korkutan şey, canımı çok daha fazla yakmak istemesiydi. | Open Subtitles | . ما أخافني هو أنهُ كم أراد حقاً أن يؤذيني . |
| Var olduğunu biliyorum. Beni korkutan şey bu değil. | Open Subtitles | أعلم أنّك متواجد، ذلك ليس ما يخيفني |
| Beni korkutan şey aslında bu şişlik. | Open Subtitles | لكن ما يخيفني هو هذا التورم |
| Ama Beni korkutan şey ona benzemen. | Open Subtitles | ولكن مايخيفني هو أن تتحول مثله |