| Çok nazik bir davranış. Sanırım az sonra burada olurlar. | Open Subtitles | إنها بادرة لطيفة للغاية, أعتقد أنهم من المفترض أن يصلوا هنا قريباً |
| Bu bir başsavcıdan bekleyeceğim türde bir davranış değildi. | Open Subtitles | ليسَ هذا هو السلوك الذي أتوقعهُ من مُحامٍ عام |
| Bu çok sağlıksız ve diğer çocuklara kötü örnek teşkil edecek bir davranış. | Open Subtitles | هذا أمر غير صحي و مقلق بالنسبة للأطفال الآخرين |
| Bunu söyleceğimi düşünmezdim, ama bu otobüs durağı için uygun bir davranış değil. | Open Subtitles | لم اتوقع ان اقول هذا ولكن هذا سلوك غير لائق في محطة الحافلات |
| Cenaze suratlı uşağını peşime takmışsın. Tam sana göre bir davranış. | Open Subtitles | أرى أنّكَ جعلتَ خادمكَ ذلك يتّبعني، يالها من بادرة نموذجيّة. |
| O şekilde yardımcı olman, uzmanlığını paylaşma nezaketinde bulunman çok güzel bir davranış. | Open Subtitles | وكم هو تصرّف لطيف، تساعدهم هكذا وما إلى ذلك. كما تعلم، بادرة محترمة، تشارك خبراتك. |
| Bu çok güzel bir davranış ama buna karşılık oldukça gıcık biri olabiliyorsun. | Open Subtitles | هذه بادرة لطيفة جدّا ولكن من الناحية الاخرى يمكنك ان تكون مزعجا |
| Bunun anormal bir davranış olduğuna ve cezanın uygun olduğuna inanıyorum. | Open Subtitles | أعتقد حقا أن هذا هو السلوك الشاذ وأعتقد حقا، أن هذا هو العقاب المناسب |
| Gerçi onun durumundaki bir çocuk için bu gayet normal bir davranış. | Open Subtitles | على الرغم , من أن هذا هو السلوك العادي تماما لطفل في ظروفها |
| Mr. Cannon'ı sizinle buluşması için bir otel odasına davet ettiniz ki bu oldukça uygunsuz bir davranış | Open Subtitles | لقد دعوتي السيد كانون ليقابلك في فندق وهو أمر غير ملائم البته |
| Çanta üzerinden bıçaklıyor. Sadist biri için ilginç bir davranış. | Open Subtitles | طعنهم وهم في كيس هذا سلوك غير عادي بالنسبة لسادي |
| Bu çok nazik bir davranış Bay Brown. Emmett. | Open Subtitles | سيكون هذا لطفاً منك يا سيد براون. |
| Bu sana makul bir davranış gibi mi görünüyor Tom? | Open Subtitles | هل تعتبر هذا تصرفاً متعقلاً يا "توم"؟ -كلا |
| İşte bu ortakların bir züppe olduğunu düşünmelerini sağlayacak türden bir davranış. | Open Subtitles | وهو بالضبط ذلك النوعِ مِنْ السلوك الذي يَجْعلُ الشركاءَ يَعتقدونَ أنك أبله |
| İkinci olarak sizi uyarıyorum, böyle sorumsuzca bir davranış bir büyük yangın içinde kolayca hepimizi etkiler. | Open Subtitles | ثانيا, أريد أن أنبهك أن هذه السلوك الغير المسؤول يمكن بسهولة اشراكنا جميعا |
| Güney Pasifik Filarmoninin şefi için uygunsuz bir davranış... | Open Subtitles | أشعر أنه سلوك غير ملائم لمازج.. |
| Son zamanlardaki herhangi bir davranış değişikliğini işaret edebilecek herhangi bir şeye bakıyoruz. | Open Subtitles | نبحث عن أيّ شيء يشير إلى أيّ تغيير بالسلوك مؤخراً |
| Bu tür bir davranış beynimizin çalışma şekliyle uyuşmaz ve seni mutsuz edebilir. | TED | هذا النوع من السلوك هو مخالف لطريقة تصميم عقولنا، وسيشعرك بالتعاسة. |
| Aramızda yaşandığını düşündüğün birşeyler varsa, bunu unutmanı ve profesyonelce... bir davranış sergilemeni umuyorum. | Open Subtitles | و أتوقع أن تنسى أي شئ تظنه حدث بيننا و تلتزم السلوك المهني التام |
| Çok basiretli bir davranış efendim. | Open Subtitles | حسنا، هذا تصرف حكيم سيدي لكن لأذكرك.. |
| Bu, acıdan kör olmuş birinin çareye ulaşacağını düşünürken... daha fazla zehir bulmasına yol açan... sorumsuzca bir davranış olurdu. | Open Subtitles | سيكون تصرّفاً طائشاً مِنْ شخص أعماه الألم عن بلوغ العلاج... بينما هو في واقع الأمر مزيد مِن السمّ |
| Yani Flores, olayda anormal bir davranış göstermedi mi demek istiyorsunuz? | Open Subtitles | و بالحديث عن للحادثة هل ظهر عليها أي سلوك غير طبيعي؟ |