| bir kaç kere yasadışı türleri ülkeye sokarken yakalandığı oldu. | Open Subtitles | تم القبض عليه لتهريب أنواع غير قانونية للبلاد عدة مرات. |
| Nerden bileyim. Kendisini ancak bir kaç kere gördüm. | Open Subtitles | لا أعتقد ذلك، فأنا فقط رأيته ثملا عدة مرات |
| Sanırım Angie bebeği yılda bir kaç kere görmek ister. | Open Subtitles | انا اعتقد ان انجي ربما تريد ان تزور الطفل عدة مرات في السنة |
| Evet, bir kaç kere onu arazime izinsiz girerken yakaladım. | Open Subtitles | نعم، لقد أمسكت بها تتعدى على مزرعتي عدة مرات |
| - Hepiniz bir kaç kere daha çevirmek zorundasınız. | Open Subtitles | كل ما عليكم فعله هو اللعب مرات قليلة فقط |
| Müvekkilerinden biri ona çarpılmış, bir kaç kere çıkma teklif etmiş. | Open Subtitles | يبدو وكأنّ أحد مُوكّليها أبدا إعجابه بها، وطلب الخروج معها بضع مرّات. |
| İşten çıkalı ne kadar oldu? Sizi bir kaç kere aradım. | Open Subtitles | عندما كنت عاطلاً عن العمل ، إتصلت بكِ عدة مرات |
| bir kaç kere ateş ettiler, ama oldukça sessizdi. | Open Subtitles | تم إطلاق النار علينا عدة مرات ، لكن الأمر هادئ حقا |
| Eğer bir kaç kere daha tekrarlarsa, daha fazla dayanamayacağı noktaya, kırılma noktasına ulaşabilir. | Open Subtitles | ولكن لو تكررت عدة مرات يمكن أن يصل لنقطة لا يستطيع تحملها أكثر |
| bir kaç kere onu dürtmüş, onunla muhabbet etmeye çalışmış ama kadın yemi yutmamış. | Open Subtitles | كان يستهدفها نكزها عدة مرات محاولًا بدأ محادثة لكنها لم تبتلع الطعم |
| Açıkçası, haftada bir kaç kere. | Open Subtitles | هذا حقيقي تذهب عدة مرات في الأسبوع. |
| Çünkü Çad Madenciliğin sadece tümüne sahip değiliz tümüne bir kaç kere sahibiz. | Open Subtitles | لكن لأننا نملك أكثر , عدة مرات |
| bir kaç kere buluştuk, sonra bizimle yaşamaya başladı. | Open Subtitles | خرجنا مع بعضنا عدة مرات جاءت لتعيش معنا |
| bir kaç kere motoru çalıştırmayı denedim. | Open Subtitles | لقد حاولت تشغيل المحرك عدة مرات |
| Sadece söylemek istediğim Jared Booth ile bir kaç kere çıkmış olmamız ve bunu kabul etmemesi hapse girmemi gerektirmez. | Open Subtitles | أريد فقط أن أقول أن مُجرد أنني واعدت(جاريد)عدة مرات وأنه لم يتقبل حقيقة أنه لن يصل إلى أي شي معي |
| Dylan müdavimdir. Lisa'yı eşi olarak bir kaç kere getirdi. | Open Subtitles | ديلان) ضيف منتظم) لقد أحضر (ليسا) كرفيقة له عدة مرات |
| Onunla sadece bir kaç kere buluştum Adam harika adam oldukça cömert. | Open Subtitles | قابلته عدة مرات ولكن " آدم " رجل رائع كريم جداَ كنا سعداء |
| Bilmiyorum, sadece bir kaç kere göz geçirdim. | Open Subtitles | لا أعلم, لقد قلبت صفحاته عدة مرات فحسب |
| Carl Bishop bir süre önce size kartımı vermişti ve bir kaç kere sizi aradım. | Open Subtitles | لعل "كارل بيشوب" قام بإعطائك بطاقتي لقد اتصلت بك عدة مرات |
| Kendi adıma söylemem gerekirse bir kaç kere oldu. | Open Subtitles | يمكنك أن ترى من شخصيتي فعلت ذلك مرات قليلة ... |
| Güzel olduğunu düşündüğüm için bir kaç kere çıkma teklif ettim. | Open Subtitles | ظننتُ أنّها رائعة، وطلبتُ الخروج معها بضع مرّات. |