| Yakınlarda bir polis var. | Open Subtitles | هناك شرطي قريب من هناك , أمل أن يقبض على الأحمق |
| Arkamızda bir polis var, hepsi bu. Sorun yok. | Open Subtitles | هناك شرطي خلفنا، وهذا كل ما في الأمر ليس هناك من مشكلة |
| D63H, burada yaralı bir polis var, acele ambulans istiyorum. | Open Subtitles | هذا دي ثلاثه وستون هنري لدي شرطي ميت احتاج الى اسعاف بسرعه |
| Yaralı bir polis var, yaralı polis. Hemen ambulans lazım. | Open Subtitles | لدينا شرطي مصاب أحتاج الى الأسعاف، حالاً |
| - Burada sadece bir polis var. | Open Subtitles | لايوجد سوى شرطى واحد فقط هنا |
| Orada bir polis var, çatıya çık | Open Subtitles | يوجد شرطي هنا، فلنصعد إلى السطح |
| Kuzeyde arabada sıkışmış bir polis var. | Open Subtitles | هنالك شرطي محجوز تحت سيارة |
| O halde artık buralarda rüşvet almayan bir polis var. | Open Subtitles | حسنآ,هناك شرطى واحدآ هنا ليس فاسدآ |
| Müdürün ofisinde bir polis var, kardeşinle konuşmak istiyor. | Open Subtitles | هناك شرطي في مكتب المدير يريد التحدث الى أخيك |
| Bay Woodsman, telefonda bir polis var derhal bir müdürle konuşmak istediğini söylüyor. | Open Subtitles | السيد وودزمان، هناك شرطي على الهاتف يقول أنه يريد التحدث إلى أحد المديرين حالاً |
| Orada bir de ölü bir polis var ama muhtemelen yolda daha fazlası vardır. | Open Subtitles | هناك شرطي ميت أيضاً. وعلى الأغلب هناك المزيد من الشرطة قادمون. |
| Hastanede şu anda bir polis var. Ona telsizden bağlanıp annene ulaşabilecek miyiz bir bakalım. | Open Subtitles | هناك شرطي في المستشفى سأرى إذا كان بإمكاني الاتصال به لاسلكياً |
| Güney kapısında bir polis var. Güney kapısı, rapor ver. | Open Subtitles | هناك شرطي عند البوابة الجنوبية تقرير البوابة الجنوبية |
| Aşağıda beni bekleyen bir polis var. | Open Subtitles | لدي شرطي ينتظرني في الاسفل |
| "Ekibimde bir polis var." | Open Subtitles | لدي شرطي في فريقي |
| Aşağıda ölü bir polis var. | Open Subtitles | لدي شرطي ميت بالأسفل |
| Şimdi, dışarıda aklı başında olmayan, kim olduğunu kendisine söylediğim, şiddet dolu bir polis var. | Open Subtitles | لدينا شرطي عنيف .. غير مستقر و الشخص الذي أخبر عنه |
| Bakın orada yatan bir polis var. | Open Subtitles | لدينا شرطي مقتول هناك, |
| - Burada sadece bir polis var. | Open Subtitles | لايوجد سوى شرطى واحد فقط هنا |
| - Burada bir polis var. - İki polis. | Open Subtitles | ـ يوجد شرطي هنا ـ نعم، شرطيان |
| - Güvenlik olarak bir polis var. | Open Subtitles | هناك شرطى للتأمين ؟ |
| Otto, arkana bakma, arkamızda bir polis var. | Open Subtitles | اوتو لا تنظر الى الخلف يوجد شرطى ورائنا |
| Yanımda seninle anlaşma yapmak isteyen bir polis var. | Open Subtitles | اسمع، أنا مع شرطي ولديه صفقة يعرضها عليك |
| Burada yaralı bir polis var! | Open Subtitles | فيه ظابط متعور هنا |
| - Ortada yaralı bir polis var! | Open Subtitles | ألاترى مانحن فيه؟ لديك شرطى ينزف هنا |