| Çok isterdim, ama ne yazık ki daha bir sürü işim var. | Open Subtitles | كنت أود هذا,و لكن لدي الكثير من العمل هنا |
| Sanmıyorum, ahbap. Yapacak bir sürü işim var. | Open Subtitles | لآ أعتقد هذا يا صديقي لدي الكثير من العمل |
| Benim bir sürü işim var. | Open Subtitles | عندي الكثير من المشاغل |
| Bunu konuşmayacağım artık. bir sürü işim var. | Open Subtitles | لقد انتهيت من الحديث عن ذلك , لدي الكثير لأفعله |
| Ama evde yapacak bir sürü işim var. | Open Subtitles | لكنني لدي الكثير من الأشياء للقيام بها في المنزل |
| Bitirilmemiş bir işim var, bir sürü işim var. | Open Subtitles | أنا لدي أعمال لم تنتهي, أنا لدي الكثير من الأعمال التي لم تنتهي. |
| bir sürü işim var. | Open Subtitles | لا وقت لعيد الميلاد يا فتى لدي عمل كثير |
| Yarına bir sürü işim var. Benim için zor bir gün. | Open Subtitles | لديّ الكثير من الأعمال غداً إنه يوم سيء بالنسبة لي |
| Umarım fazla gürültü çıkarmazlar çünkü bir sürü işim var. | Open Subtitles | آمل أن يكونا هادئين، لأن لديّ الكثير من العمل |
| - Bak, ben kızgın değilim. Şu anda bir sürü işim var. | Open Subtitles | -اسمع، لستُ غاضبة، أنا في خضم الكثير من العمل الآن |
| Sanat okulu portföyümle ilgili yapacak bir sürü işim var. | Open Subtitles | لدي الكثير من العمل في ملف المدرسة الفني |
| Uh, aslında yapacak bir sürü işim var, bu yüzden. | Open Subtitles | في الواقع، لدي الكثير من العمل لإنجازه ... لذا |
| Ama okuldan sonra yapacağım bir sürü işim var. | Open Subtitles | لكن , لدي الكثير من العمل بعد المدرسه |
| Yapacak bir sürü işim var. | Open Subtitles | عندي الكثير من العمل لانجزة |
| Zaten bir sürü işim var Frankie. | Open Subtitles | عندي الكثير من المهام بالفعل (يا (فرانكي |
| Parti için yapacak bir sürü işim var. | Open Subtitles | لدي الكثير لأفعله من أجل هذا الحفل. |
| bir sürü işim var. | Open Subtitles | لدي الكثير لأفعله |
| Lori, saati 11'e kurar mısın? Yarın bir sürü işim var da. | Open Subtitles | لوري)، أيمكنك أن تعيري المنبه) على الحادية عشرة، لدي الكثير من الأشياء لأقوم بها غداً |
| Yapacak bir sürü işim var. | Open Subtitles | لدي الكثير من الأشياء لفعلها. |
| Dinle, dostum, reddedilmiş eski sevgililerle uğraşmak dışında yapacak bir sürü işim var. | Open Subtitles | يا رجل، لدي الكثير من الأعمال فضلاً عن التعامل مع علاقة سابقة |
| Bunun için mutluyum ama yapılacak bir sürü işim var. | Open Subtitles | سعيدة به، لكن لدي الكثير من الأعمال لأقوم بها. |
| - Şu andan itibaren yapacak bir sürü işim var. | Open Subtitles | -ما هي مخططاتك الآن ؟ -الآن لدي عمل كثير للقيام به |
| Benim de yapacak bir sürü işim var. | Open Subtitles | لدي عمل كثير لأنجزه هنا بنفسي |
| Kulübede yapmam gereken bir sürü işim var | Open Subtitles | لديّ الكثير من الأعمال المتعلقة في مكتب الحراسة |
| Yapacak bir sürü işim var. Çok önemli bir olayın eşiğindeyim... | Open Subtitles | كلا، لديّ الكثير من العمل لأقوم به، أنا على وشك القيام بإكتشاف كبير لذا... |
| - Bak, ben kızgın değilim. Şu anda bir sürü işim var. | Open Subtitles | -اسمع، لستُ غاضبة، أنا في خضم الكثير من العمل الآن |