| Kazma kürek kullanabilecek ve Bu havada açıkta çalışmaktan... çekinmeyen çok sayıda iyi adama ihtiyacım var. | Open Subtitles | إننيّ بحاجة للكثير من الرجال الكفؤين الذينبإستطاعتهمالتعاملمعالمعولوالمجارف.. من لا يخاف العمل خارجاً في هذا الطقس. |
| Uçmak söz konusu değil, özellikle Bu havada. | Open Subtitles | ستكون مسألة الطيران مستحيلة خاصة في هذا الطقس |
| Bu havada gelirse şanslıyız demektir. | Open Subtitles | ولكن لا نعرف إن كانوا سيأتون في هذا الطقس |
| Destroyer'e saldırmak istiyor. Bu havada tam delilik. | Open Subtitles | انه يريد مهاجمة المدمرة يُعتبر جنوناً فى هذا الطقس |
| Bu havada 2 mil yürümek zorunda kaldık. - Sucuk gibi oldum, şu halime bak. | Open Subtitles | واضطررت للسير 5 أميال فى هذا الجو إلى هنا لأنكم الأقرب |
| Lütfen, Bu havada uçağa binmek için deli olunması gerektiğini ona söyler misin? | Open Subtitles | هلاّ أخبرتها من فضلك أنه من الجنون أن تركب طائرة في هذا الطقس ؟ |
| Wesley'le şimdiye Jamaika'da olurduk ama yalnızca aptallar Bu havada uçar. | Open Subtitles | كان ينبغي علينا ان نذهب الى جامايكا الآن , ولكن الحمقى فقط هم من يحلقون بالطائرات في هذا الطقس |
| Bu havada geri uçmanızı beklemiyorum. | Open Subtitles | لا أظن انك ستعودين بالطائرة في هذا الطقس |
| Bu akşam dönmezler, en azından Bu havada olmaz. | Open Subtitles | انهم لن يعود هذا المساء، ليس في هذا الطقس. |
| Aletlerini Bu havada dışarıda bırakma, paslanır. | Open Subtitles | يجب أن لا تترك أدواتك خارجاً في هذا الطقس والإ ستصبح صدئة |
| Belki de Bu havada size ulaşamazlar. | Open Subtitles | لن يمكنهم توصيلك في هذا الطقس السيئ |
| Bu havada çıkamazsın. Don Don'un donar. | Open Subtitles | لا يمكنك الخروج في هذا الطقس الـ"دون دون" خاصتك سيتجمد |
| Onu Bu havada hiçkimse oradan kurtaramaz. | Open Subtitles | لا أحد يستطيع الوصول اليه في هذا الطقس. |
| Bu havada dışarıda ne yapıyorsun? | Open Subtitles | ما الذي تفعله بالخارج في هذا الطقس ؟ |
| Destroyere saldırmak istiyor. Bu havada çılgınlık. | Open Subtitles | انه يريد مهاجمة المدمرة يُعتبر جنوناً فى هذا الطقس |
| - Bu havada mı? - Ne ilgisi var ki? | Open Subtitles | ـ فى هذا الطقس ـ وما دخل الطقس بالتوقيع؟ |
| Bu havada 2 mil yürümek zorunda kaldık. - Sucuk gibi oldum, şu halime bak. - Şükürler olsun yaralı değilsin. | Open Subtitles | واضطررت للسير 5 أميال فى هذا الجو إلى هنا لأنكم الأقرب |
| Bu havada oradan kimse sağ çıkamaz. | Open Subtitles | لا أحد يمكنه النجاة بالخارج في مثل هذا الطقس |
| Bu havada beni buraya kadar niye getirdin dostum? | Open Subtitles | لماذا إستدعيتني لوسط المدينة في هذا الجو ؟ |
| - Gelmemesini istesek iyi olur. - Zaten Bu havada uçamazlar. | Open Subtitles | من الأفضل أن يلغوها لن تستطيع الطيران في مثل هذا الجو |
| - Su Young. Yeter bu kadar, Bu havada konuşmak zor oluyor. | Open Subtitles | هذا يكفي، من الصعبْ التحدث في هذا الهواء. |
| Ama Bu havada antremana devam ederseniz sıcak çarpabilir.. | Open Subtitles | إن تدربتما عند الشاطيء فستصابون بضربة شمس سيئة |
| Tatlım, Bu havada yürüyemez. | Open Subtitles | عزيزي، لا يمكنه الذهاب إلى منزله بهذا الجو. |
| Bu havada çağırdığım için üzgünüm. | Open Subtitles | انا اسف لانني جعلتك تقودين في ظروف كهذه |