| Yerlilerin uyum ve işbirliğine rağmen, alçakgönüllülüklerinin bir işareti olarak bize verdikleri işlenmiş altınların dışında dişe dokunur bir şey bulamadık. | Open Subtitles | ، و برغم رضوخ الهنود . فإننا لم نجد الذهب بكميات كبيرة باستثناء المصنوعات اليدوية التي أعطونا إياها ، كعلامة لخضوعهم |
| İki suç mahallinde, magnezyum tozları hariç, hiçbir delil bulamadık. | Open Subtitles | لكننا لم نجد أي شيء فقط بعض المغنيسوم في موقعين |
| Üreme tüplerini ve kan örneklerini bulduk, ama hiç ceset bulamadık. | Open Subtitles | لقد وجدنا أنابيب تربية وعينات دم ولكن لم نجد أي جثث |
| Yüzeye indik, topraktan biraz numune aldık ve hiçbir şey bulamadık. | Open Subtitles | ..وصلنا سطح الكوكب وإلتقطنا بعض التربة و ولم نعثر على شيء |
| Tüm kaynakları kullanarak yaptığımız taramada ilgili bir sonuç bulamadık. | Open Subtitles | لقد حاولنا بكل مصادرنا لكي نجده ولكن لم يحالفنا الحظ |
| Cesedini asla bulamadık, ama şu aralar tekrar ortaya çıkacağından şüpheliyim. | Open Subtitles | لم نجد جثتها، لكنني أشك بأنها تريد أن تبدأ المتاعب الآن |
| - O haklı. - Beth'in sınıfına bakacak birini hala bulamadık. | Open Subtitles | ــ معها حق ــ لم نجد البديل الذي سيأخذ صف بيث |
| Hiç uyuşturucu bulamadık bu yüzden seni para konusunda zorlayacağız. | Open Subtitles | لم نجد أي مخدرات، لذا نحن لن نُقلقك حول المال. |
| Fırtınadan sonra iyi mi diye internette baktık ama bir şey bulamadık. | Open Subtitles | وبعد العاصفة ذهبنا لنراه ان كان بخير لكننا لم نجد اى شىء |
| Kayıp mürettebatın kim olduğunu bulmamıza yardım edecek bir şey bulamadık. | Open Subtitles | لم نجد أي شيء قد .يساعدنا في تحديد هوية الطاقم المفقود |
| Babam seni neşelendirmek için sürpriz yapmak istemişti ama elma bulamadık. | Open Subtitles | أراد والدي أن يفاجئكِ لكي يفرحكِ، لكننا لم نجد أيّ شيء. |
| Dinazorların ne kadar yaşadıklarını bilemiyoruz, henüz en yaşlısını bulamadık. | TED | ونحن لا نعرف على وجه الدقة كم يبلغ عمر الديناصورات لاننا لم نجد عظاماً لتلك الاكبر عمراً |
| Ve doktor ya da hasta tarafından hazırlanan onca notun içinde istek, tedavi, sonuç tercihi yapıldığına dair tek bir not bile bulamadık. | TED | ولم نجد أي سجل لأي رأي عن الأهداف، العلاجات أو النتائج من أي من مجموعات الملاحظات منشأة من قبل الطبيب أو المريض. |
| Gerçek şu ki virüsü bulamadık ama virüs taşıma ihtimali olan bedenleri güvenli bir şekilde çıkarmak için yeni teknikler geliştirdik. | TED | الحقيقة هي أننا لم نجد الفيروس، لكننا قمنا بتطوير تقنيات جديدة لأخراج الجثث بأمان، والتي قد تحتوي على فيروسات. |
| Şimdiye kadar böyle bir kozmik yankı bulamadık. | TED | ومع ذلك، حتى الآن لم نجد هذا الصدى الكوني. |
| Basitçe, uzayı sürdürülebilir olarak kullanmanın bir yolunu bulamadık. | TED | باختصار، مازلنا لم نعثر على طريقة لاستخدام الفضاء بشكل مستدام. |
| Kayaların üzerinde hiç izlerini bulamadık. | Open Subtitles | .لم نعثر على أي أثر لهم على الصخور .اممم |
| Gerçekten denedik, Bayan Terrill. Onu bulamadık. | Open Subtitles | حاولنا حقاً، انسة تيريل نحن لا نستطيع أَن نجده |
| Onu hiç biryerde bulamadık. Şimdiye kadar ödevi bitirmiş olmalıydı. | Open Subtitles | لم نجدها فى اى مكان المفترض انها اكلمت الورق الان |
| Henüz bunların cevabını bulamadık, ve bulmak için çok fazla zaman harcıyoruz. | TED | ونحن لا نملك الجواب على ذلك حتى الآن ، وننفق الكثير من الوقت في محاولة لهذا. |
| Eroini kimin aldığını hiç bulamadık ve sanırım hala, hiç bulamamamızı isteyen bazı amcıklar var. | Open Subtitles | لم نكتشف ابداً من قام بسرقة الهروين وأعتقد أن بعض الأوغاد ما يزالون في الخارج يقومون بالصلاة على أن لا نفعل ذلك |
| Henüz bulamadık ama aramalar da sondayı tekrar çalışır hale getirme çabalarımız da devam ediyor. | TED | لم نتمكن من العثور عليه بعد، لكن البحث لا يزال مستمرًا. كما نواصل مساعينا لإعادة تشغيل المسبار ثانية، |
| ve liseye devam eden 25 kız bulamadık. | TED | ولم نستطع إيجاد 25 فتاة في المدرسة الثانوية. |
| Evet, yenisini almıştık ama bulamadık. | Open Subtitles | نعم، تسلمنـاه ولكن لم نستطع العثور عليه. |
| Savaşacak bir savaş olmadan evli kalmanın bir yolunu bulamadık. | Open Subtitles | لم أجد سبيلًا أظلّ خلاله متزوّجًا بدون حرب أقاتل فيها. |
| Hiç bir kontrol veya açma kapama türü bir şey bulamadık. | Open Subtitles | لم نستطيع إيجاد أي نوع من أزرار التحكم أو المفاتيح |
| Dairenizde onları bulamadık. | Open Subtitles | عندما ذهبنا الى شقتك الأسبوع الماضى لم نجدهم |
| Neden bir tane bile hatasını bulamadık? | Open Subtitles | لمَ لا يمكننا إيجاد ثمّة فعل واحد خاطيء قد إقترفته؟ |
| Herhangi bir adres de bulamadık ki, bu hiç mantıklı değil. | Open Subtitles | لم نستطع ايجاد اي عنوان اصلاً مما يجعله غير منطقي بالمره |
| Biliyoruz. Ama benim insanlarım da izliyor. Henüz bir kaçış planı bulamadık. | Open Subtitles | نعلم لكن أصدقائي قيد المراقبة أيضاً لم نتوصل لوضع خطة هرب بعد |