| Anlarsın ya, tutunamayan, Cüzzamlı boşa taş atan, avare. | Open Subtitles | تعرف المعقد المصاب بداء الجذام راكب الأمواج أنظر لى |
| Cüzzamlı karısının her cuma annesini görmek için şehre gittiğini söylemişti. | Open Subtitles | قال المصاب بداء الجذام زوجته تدخل بلدة كلّ يوم جمعة لزيارة أمّها. |
| Briggs bana Cüzzamlı gibi davranıyor ve Flynn de beni sadece hayatını kurtardığım için seviyor. | Open Subtitles | بريغز يعاملني مثل الأبرص وفلين يحب لي فقط لأنني أنقذت حياته. |
| Her tarafım ısırık izi, Cüzzamlı gibiyim. | Open Subtitles | حَصلتُ على العديد من الريفيين أَبْدو مثل المجذوم. |
| Cüzzamlı olduğum haberini babama verdiğinde ağlamıştı. | Open Subtitles | بدأ فى علاجى بعد أن أطلع أبى على مرضى بأننى مصاب بالجذام |
| B-'den Z-'ye kadar da,adam bir Cüzzamlı! | Open Subtitles | بي خلال زد، - الرجل a مصاب بداء الجذام! |
| Köşedeki fahişeler, Cüzzamlı biriyle seks yaptığımı söylediklerinden beri müşterilerim azaldı. | Open Subtitles | وبسبب تلك الساقطات في الزاويه اخبروا الجميع بأني مجذومه زبائني المعتادين قد طاروا |
| Cüzzamlı değil. | Open Subtitles | هي ليست مجذومة (مُصابة بمرض الجُذام) |
| Bu arada Cüzzamlı bile olsam, bu birkaç parlak zırhlı şövalyeden çok daha az bariz olurdu. | Open Subtitles | وبالمناسبة، حتى إن كنت أبرص لكنت أقل لفتًا للأنظار بكثير من زمرة فرسان بدروع براقة. |
| Mr. Monk, lütfen ona "Cüzzamlı" demeyi bırak.Onun bir adı var. | Open Subtitles | السّيد Monk، رجاء توقّف دعوته "المصاب بداء الجذام." عنده a اسم. |
| Cüzzamlı yıllardan beri eve gitmediğini söylemişti. | Open Subtitles | المصاب بداء الجذام قال بأنّه ما كان عنده بيت في سبع سنوات. |
| - Ben gerçek sanıyordum. - Benim cüzzamlım gerçekten Cüzzamlı. | Open Subtitles | ي المصاب بداء الجذام كان الصفقة الحقيقية. |
| Cüzzamlı herşeyi düşünmüş. | Open Subtitles | فكّر المصاب بداء الجذام بكلّ شيء. |
| Cüzzamlı! Git! | Open Subtitles | أيها الأبرص ، إبتعد |
| Git buradan! Cüzzamlı! | Open Subtitles | إذهب من هنا أيها الأبرص |
| Cüzzamlı! | Open Subtitles | أيها المنبوذ الأبرص |
| İblisin koynunda uyuyor ama Cüzzamlı muamelesi gören benim. | Open Subtitles | إذاً ، أنا المجذوم خارج البوابة ، في حين ينام مع الشيطان نفسه. |
| Yanında olan tek kişi, diğerlerinin yanına gitmeye korktuğu, tanımadığım çirkin bir Cüzzamlı çocuktu. | Open Subtitles | ..الوحيد الذي كان بقربه كان نوع من لا أعلم, طفل قبيح مصاب بالجذام كان كل الأطفال يخشون الاقتراب منه |
| Adam Cüzzamlı. | Open Subtitles | مرض الجذام. هو a مصاب بداء الجذام. |
| Cüzzamlı biri olarak pek görünmüyorum. | Open Subtitles | لا, أنا ابقي نفسي خفيه لأني مجذومه |
| - Cüzzamlı! - Git! | Open Subtitles | اخرج من هنا يا أبرص |
| Ve tüm o pisliğin içinde, Cüzzamlı gibi hissediyordum. | Open Subtitles | وبوسط كل تلك القذارة كنت وكأنني مصابة بالجذام |