| Bu konuyu Profesör Simon Baron-Cohen ile tartıştım. Kendisi Cambridge'de gelişim psiko-patolojisi dalında profesör. | TED | و قد ناقشت ذلك مع الدكتور سايمون بارون كوهين وهو أستاذ علم الاضطرابات النفسية التطورية في كامبريدج. |
| Ve, Bu yüzden Cambridge de bir çok sert eleştiriye mağruz kaldım. | TED | ولذلك , ألقى الكثير من الانتقاد بهذا الشأن في كامبريدج |
| Son 10 yılı Cambridge Üniversitesi'nde bu bozukluğun nasıl oluştuğunu anlamaya çalışarak geçirdik. | TED | لقد قضينا العشر سنوات الماضية في جامعة كامبريدج نحاول فهم كيف يتكون المرض. |
| Cambridge Üniversitesindeki Scott Polar Araştırma Enstitüsü müzesinin arşivinde bu filmin binlerce makarası var. | TED | وكانت هناك الآلاف من بكرات ذلك الفلم بأرشيفات متحف معهد البحوث القطبية سكوت لدى جامعة كامبريدج. |
| Unut, Doğu Dillerinde Cambridge'de birincilik aldım. | Open Subtitles | انت تنسي، أخذت المركز الاول في اللغات الشرقية في كامبردج |
| Britanya Bilimsel İlerleme Derneği, Cambridge Üniversitesinde üçüncü toplantısını yapıyor. | TED | الجمعية البريطانية للتقدم العلمي كانت تعقد اجتماعها الثالث في جامعة كامبردج |
| Futbolun kökenlerinin icat edildiği Cambridge'teki bir sahada, tam bu noktada tanıştılar. | TED | وهكذا التقيا في نفس المكان الذي تعود إليه جذور كرة القدم، في ملعبٍ ما في كامبريدج. |
| Emily döndüğünde Cambridge'e gidecek, Eddie de burada kalacak. | Open Subtitles | عندما تعود، قالت انها سوف تبقى للعيش في كامبريدج و هو سيبقى هنا. |
| Cambridge'de okuduğumu söylediklerinde tahmin etmişsindir. | Open Subtitles | وكما اني امضيت سنة في الدراسة في كامبريدج |
| Birkaç yıl sonra, Cambridge Üniversitesi'ne girmiştim İngiltere'de Cavendish Laboratory'de | TED | وبعد مرور سنوات , إنتهى بي الحال في جامعة كامبريدج في مخبر كافنديش في الأمم المتحدة |
| Cambridge Üniversitesi Uygulamalı Sanatlar ve Fen Fakültesi'nin | TED | كان هو عبارة عن منهج مقترح للتعامل مع العلوم و الفنون التطبيقية في جامعة كامبريدج عام 1829 |
| Oxford, Cambridge ile çalışmalı. | TED | نحتاج جامعة أوكسفورد لتعمل مع جامعة كامبريدج. |
| ama tanımlayıcı çalışma 10 yıl sonra Cambridge'de yapıldı. | Open Subtitles | أوه، يُعذرُني، لكن الدراسةَ الجازمةَ عُمِلَ بعد 10 سنوات في كامبردج. |
| Harikaydı, Don Horacio, Cambridge'de bir seminere katılma fırsatı buldum ve bir iki hafta Londra'da kaldım, büyüleyici bir şehir. | Open Subtitles | إنها عظيمه يا دون هوراسيو كان عندي الفرصة لأخذ حلقة دراسية في كامبردج وأبقى إسبوعان في لندن يا لها من مدينه ساحره |
| Cambridge'de üç gün boyunca düzenlenecek olan sayı teorileri konferansında konuşacak. | Open Subtitles | سيقدم عرضاً خلال الأيام الثلاثة القادمة في مؤتمر نظرية الأرقام في كامبردج |
| William Whewell adlı genç bir Cambridge öğrencisi ayağa kalktı ve seyirciyi susturdu. | TED | ثم وقف طالب شاب في جامعة كامبردج يُدعى ويليام ويول وعمل على تهدئة الحضور. |
| Babasının erken vefatından sonra babam ona önce okulda sonra Cambridge'de destek oldu. | Open Subtitles | بعد موت ابيه المبكر، قام ابي بدعمه في المدرسة وفي جامعة كامبردج |
| Cambridge'den beri bu ismi kullanmıyorum. | Open Subtitles | حصلت هاريت على خمسة مستويات متقدمة والاولى مرتين من كامبريدج |
| Ben Cambridge'te idim. | Open Subtitles | حسنا, انا كنت فى كامبريدج, وما علاقة هذا به ؟ |
| Cambridge'de seni ilk gördüğümde böyle olacağını tahmin edemezdim. | Open Subtitles | ليس لديك أية فكرة كم اشتقت لك في كامبريج |
| Bu sebeple onunla çalışmak istedim fakat, o eski bir kuş gözlemcisiyle ilgilenmiyordu, ve bu girişimim Cambridge, İngiltere'de neticelendi. | TED | لذا أردت العمل معه، لكنه لم يرد مراقب عصافير سابق، وانتهى بي المطاف في جامعة كيمبردج في انجلترا. |
| Bir Cambridge profesörü olarak, birçok kişiyle bağlantıya geçtim. | TED | حسنا , و كبرفسور بجامعة كمبريدج , كان لدي الكثير من المعارف |
| Aubrey de Grey: Adım Aubrey de Grey, Cambridge'denim. | TED | أوبري دي غراي: أسمي أوبري دي غراي، من كمبردج. |
| Cambridge'e gittim ve orada, teorik fiziğe aşık oldum. | TED | و ذهبت إلى كامبريدج . و هنالك وقعت بحب الفيزياء النظرية |
| Adım Holly Cantrell, Cambridge' de bütün çalışmalarınızı inceledim. | Open Subtitles | انا هولي كانتريل ، درست كل اعمالك بجامعة كامبردج |