| Hürriyet, cesetlerle dolu bir döşeğe yatırılması gereken bir kahpedir. | Open Subtitles | الحرية بمثابة عاهرة لابد من طرحها على فراش من الجثث |
| Yeni kurbanlarımı cesetlerle birlikte kilitleyi düşünüyorum. | Open Subtitles | ها هي الفكرة، سأقوم بوضع الضحايا الجدد مع الجثث في مكان مُغلق |
| Çığlıklarını duyabiliyorduk ama biz onu çıkarana dek orada cesetlerle kalmak zorunda kaldı. | Open Subtitles | بأمكاننا سماعه يصرخ لكنه بقى مع الجثث حتى حفرنا لنخرجه |
| Okul dümdüz olmuş, yanmıştı._BAR_ Yanmış cesetlerle doluydu. | Open Subtitles | سُحِق مبني المدرسة تماما واحترق وامتلأ بالجثث المتفحمة |
| Bunları cesetlerle taşıdığı için kendini dahi sanıyordur, değil mi? | Open Subtitles | أراهن أنه يظن أنه عبقري، ينقل المخدرات في جثث |
| Sokakların, kölelerin aralarında kendilerini gizleyebilecekleri cesetlerle dolu olmasını istemiyorum. | Open Subtitles | لا أريد إنتفاخ الشوارع بجثث المتمردين الضالين حتى لا يخفون أنفسهم بينهم |
| - Arabaların orası cesetlerle dolu. - Biliyorum. Ne öneriyorsun? | Open Subtitles | الجثث كلها حول السيارات أعرف ذلك ماذا تقترح ؟ |
| - Uyuşturucuları cesetlerle taşıyor. | Open Subtitles | إنهُ يشحن المخدرات حوالي البلاد من خلال الجثث |
| Her neyse, bu Binbaşı Crimes'ın, buranın batısındaki boş evlerde bulunan cesetlerle ilgili cinayet soruşturması. | Open Subtitles | المهم ، هذا منشور بشأن تحقيق جنائي من وحدة الجرائم الكبرى بخصوص الجثث التي وُجِدت في المنازل المهجورة بغرب المدينة |
| Gazetelerde cesetlerle ilgili ayrıntılar hiç yer almadı. | Open Subtitles | هذه الضحية لم توضع ينفس الطريقة و الصحف لم تورد اي تفاصيل عن الجثث |
| Ve bu arada, Thorne şu cesetlerle olan bağlantısını gösterecek her kanıtı siliyor. | Open Subtitles | وفي هذه الأثناء ثورن تبيد أيّ دليل يربطها بهذه الجثث |
| Sırf cesetlerle uğraşıyoruz diye bu eğlenmediğimiz anlamına gelmez. | Open Subtitles | لمجرد أننا نتعامل مع الجثث لا يعني أننا غير مُسلين |
| Bu yüzden bizi diğer cesetlerle birlikte sığ bir mezara gömdüler. | Open Subtitles | لذا قاموا بدفننا في قبر ضحل على خط الجثث الأخرى |
| Evet, cesetlerle daha çok zaman geçirdiğinden onu etkilemek pek zor olmuyor. | Open Subtitles | يضيع وقته مع الجثث. لذلك لا شيء يشدك إليّه. |
| Korkunç kazalar, soygun ya da cesetlerle bir ilgisi var mı? | Open Subtitles | لدي لديك شئ عن الحوادث المريعة او الجثث المتعفنة ؟ ؟ ؟ |
| Hayatını cesetlerle geçiren herifler.... ...bu işe sadece para için girmiyor. | Open Subtitles | أي متحزلق يقضي حياته ليعمل مع الجثث لا يفعلها فقط من أجل المال |
| cesetlerle dolu olduğundan emindim ama kilisenin birkaç ıvır zıvırıyla eski bir dondurucu bulduk. | Open Subtitles | لقد كنت متيقناً بأنه سيكون مليئاً بآجزاء الجثث لكن كان هنالك بعض مخلفات الكنيسة و فريزر قديم |
| Arlington Ulusal Mezarlığı'nın tamamı bozuşmuş cesetlerle dolu. | Open Subtitles | مقبرة أرلينجتون الوطينة مليئة بالجثث المتعفنة |
| Ve su boğulmuş ve çürümeye terk edilmiş cesetlerle dolu. | Open Subtitles | المياه مليئة بالجثث الغارقة ، تُركت لتتعفّن |
| Bir insanın göğsüne kadar çıkabilecek yükseklikte ...üst üste konmuş cesetlerle. | Open Subtitles | مكوّم فوق بعضها البعض لارتفاع صدر رجل جثث شبّان يافعين |
| Böcekler veya cesetlerle bir problemim yok. Bu gibi şeylerle hiç işim olmaz. | Open Subtitles | أنا لا أخشى صراصير أو جثث ولا أرغب بالمتاجرة بتلك الأشياء. |
| Adli tıp cesetlerle eşleştirmek için yüzüklere testler uyguluyor. | Open Subtitles | الطبيب الشرعى يجرى الأختبارات على الخواتم ويطابقهم بجثث الضحايا |
| Hem bütün gün cesetlerle uğraşsam ben de içiyor olurdum. | Open Subtitles | اضافه الى ذلك انته تتعامل مع الاجسام الميته طوال اليوم |