| Ben cilt kanseri miyim diye beklerken sen koşmuyordun değil mi? | Open Subtitles | انت لم تجري من اجلي عندما ظننت ان لدي سرطان الجلد |
| 2030'larda, yılda milyonlarca yeni cilt kanseri vakasını engellemiş olacağız ve bu sayı sürekli büyüyecek. | TED | بحلول 2030، سنكون قد تجنبنا ملايين الحالات الجديدة من سرطان الجلد كل عامٍ مع عددٍ من شأنه أن ينمو فقط. |
| Zaten ben de cilt kanseri sayesinde onunla tanıştım. | Open Subtitles | طبعاً تعالج سرطان الجلد. هكذا التقيت بها. |
| Güneş ışığının güneş yanmasına neden olan ve cilt kanseri riskini artıran yüksek enerjili kısım budur. | TED | وهي الجزء ذو الطاقة العالية من ضوء الشمس التي تسبب الحروق وترفع من احتمال الإصابة بسرطان الجلد. |
| cilt kanseri oranındaki artıştan, hamile kalamayacak kadınlardan... söz etmek istiyoruz. | Open Subtitles | نريد أن نتحدث عن زيادة معدلات الإصابة بسرطان الجلد وفشل النساء في التبويض |
| Peterman'da cilt kanseri olup olmadığına bakıyordu. | Open Subtitles | كانت تقوم باختبارات سرطان جلد في مؤسسة بيترمان. |
| Yaşlı insanların yakalandığı bir tür cilt kanseri. | Open Subtitles | نوع من سرطان الجلد الذي يصيب كبار السن في العادة |
| Sizinle cilt kanseri hakkında konuşmak istiyorum. | Open Subtitles | مرحباً، أردت التحدث معكم بشأن سرطان الجلد |
| Evet, güneş ışığı, cilt kanserini değiştirebilen başlıca risk faktörüdür, fakat kalp hastalığı ölümleri, cilt kanseri ölümlerinden 100 kat daha fazladır. | TED | نعم، ان أشعة الشمس هي عامل رئيسي خطر لسرطان الجلد، ولكن الوفيات الناجمة عن أمراض القلب أعلى مائة مرة عن عدد الوفيات من سرطان الجلد. |
| Birçoğunuzun geri kalan %10'luk kısımla bronzlaşmayı sevdiğinden emin olsam da bu miktar bile birçok probleme sebep olur: katarakt, mahsüllerde hasar, bağışıklık sisteminde hasar ve cilt kanseri. | TED | وبينما أنا متأكد من أن معظمكم مستمتع بالاسمرار الذي اكتسبه، فبالنسبه للعشره بالمئه المتبقيين فهي تسبب كثيراً من المشاكل، اعتام عدسة العين، تدمير المحاصيل، تدمير الجهاز المناعي، وأيضاً سرطان الجلد. |
| Benim eğitim hastanemde, bölgesel genel hastaneleri, cilt kanseri cerrahisi ve travma tedavisinde bunu kullanarak destekiyoruz. | TED | حسنًا، بالعودة إلى تدريسي في المستشفى، كنا نستخدم ذلك لدعم المستشفيات العامة في المناطق المحلية وتوفير جراحة سرطان الجلد وعلاج الصدمة. |
| Tedavi edilebilen bir cilt kanseri. Ama kim bilir? | Open Subtitles | سرطان الجلد قابل للعلاج ولكن من يعلم؟ |
| cilt kanseri ciddi bir sorun olabilir | Open Subtitles | سرطان الجلد يكون هو أكثر ما يقلقك |
| Ayrıca cilt kanseri riski var, çaktın mı? | Open Subtitles | بالإضافة إلى سرطان الجلد ، مرحباً |
| cilt kanseri var. Tedavi oluyor. | Open Subtitles | انه مصاب بسرطان الجلد و تتم معالجته الأن |
| Sonuca göre cilt kanseri hastalarının %98'i tamamen iyileşiyor. | Open Subtitles | اتضح أن 98 بالمئة من المصابين بسرطان الجلد يتعافون |
| cilt kanseri olmak istemezsin. Görüşürüz! | Open Subtitles | انت لاتريد ان تصاب بسرطان الجلد الى اللقاء |
| Evet, sarışınların cilt kanseri olduklarını söylemiştin. | Open Subtitles | أجل، لأنك قلت أن الشقراوات يصبن بسرطان الجلد بنسبة أكبر |
| Bir saniye. Peterman'da cilt kanseri olup olmadığına mı baktı? | Open Subtitles | مهلاً، أجرت اختبارات سرطان جلد في مؤسسة بيترمان؟ |