| Yeterince zamanın var, ama son dakikaya kadar bekliyorsun. | Open Subtitles | لديك متسع من الوقت لكنك تنتظر حتى اللحظة الأخيرة |
| Son dakikaya kadar onu açma. Işığı yansıtır. | Open Subtitles | لا تظهريها أبداً حتى اللحظة الأخيرة لأنها تعكس الضوء |
| Bir dakikaya kadar iyi olacağımdan eminim. | Open Subtitles | انا متأكدة باني ساكون بخير بعد دقيقة |
| Bir dakikaya kadar aşağıda olacağını söyledi. | Open Subtitles | وقالت إنها ستنزل هُنا بعد دقيقة. |
| Şimdi içeri gir. Ben bir dakikaya kadar gelirim. | Open Subtitles | لذا أذهب للداخل و سأكون عندك فى خلال دقيقة |
| Hadi ama eğer son dakikaya kadar bir şey yapmazssam, size benim yerime yapıtırıyordum. | Open Subtitles | هيا ، أعرف اذا لم أفعل شئ حتي اللحظة الاخيرة يمكن أن أجعلكم تفعلوه لي |
| O haklı Wilma, fakat organ bağış formları için son dakikaya kadar bekleme. | Open Subtitles | لكن لا تنتظرى حتى الدقيقة الأخيرة لملئ بطاقات التبرع بالأعضاء |
| Hayır. 15 dakikaya kadar tekrar arayacağım. O zamana kadar bitirmesi lazım. | Open Subtitles | لا ، و لكننى سأتصل به فى غضون 15دقيقه ، يجب ان يكون قد انتهى منه |
| Birkaç dakikaya kadar odamızdayız. | Open Subtitles | هذا هو النزل ، سنكون بغرفة خلال دقائق قليلة |
| - Nihayet! Sen geldi efendim. Birkaç dakikaya kadar yanınızda olacak. | Open Subtitles | سين وصلت سيدي سوف تكون معك بعد دقائق |
| Son dakikaya kadar bekledi. | Open Subtitles | انتظر حتى اللحظة الاخيرة حتى إذا قلت نعم |
| Ben sadece çocuğunun hediyesini son dakikaya kadar bekleten evebeynlere ceza veriyorum. | Open Subtitles | إنّي ببساطة أعاقب هؤلاء الأهالي الكسالى الذين ينتظرون حتى اللحظة الأخيرة ليشتروا لأطفالهم هدايا |
| Evet son dakikaya kadar bekledim, ama yanlış adamımı buldum, hayır. | Open Subtitles | انتظر حتى اللحظة الأخيرة، نعم، وجدت الرجل الخطأ ، لا. |
| Neden son dakikaya kadar bana gerçeği söylemek için beklediğini bilmek istiyorum. | Open Subtitles | أريد أن أعرف لماذا أنتظرتِ حتى اللحظة الأخيرة لأخباري الحقيقة. |
| Hayır, ben yoldayım zaten. Bir dakikaya kadar görüşürüz. | Open Subtitles | لا، أنا في طريقي إليك أراك بعد دقيقة |
| Alo! Bir dakikaya kadar orada olacağımı söyledim. | Open Subtitles | لقد قلت أني سآتي بعد دقيقة |
| Helikopter geliyor. Bir dakikaya kadar orada olur. | Open Subtitles | الاسعاف في الطريق , الاسعاف في الطريق سيصلون خلال دقيقة |
| Elektriği bir dakikaya kadar açmazsanız size bir rehine daha gönderirim ama gelip almaları için morg görevlilerini çağırırsınız. | Open Subtitles | إن لم تقم بإعادة الكهرباء خلال دقيقة واحدة فسأعطيك رهينة |
| Kafanı kapıdan çıkart ta bir dakikaya kadar geleceğimi söyle. | Open Subtitles | وستتاخر عن عملك مجددا احشري راسك في فتحة الباب واخبريه اني قادم خلال دقيقة |
| Son dakikaya kadar beklettiğim için özür dilerim. | Open Subtitles | آسفة لانتظاري حتي اللحظة الاخيرة |
| - Son dakikaya kadar bekliyorsun, ha? | Open Subtitles | تنتظرين حتى الدقيقة الأخيرة؟ أليس كذلك؟ مرحباً |
| Hey! 15 dakikaya kadar çıkıyoruz. - Seni oyalamıyoruz değil mi? | Open Subtitles | سوف نتحرك فى غضون ربع ساعة ولن نتركك هنا حاضر يا سيدى |
| . ...burada, Şerif arkadaşının karşısında, ki bir dakikaya kadar burada olur. | Open Subtitles | امام مدير الشرطه ، اشك انه سيكون هنا فى خلال دقائق |
| Bir kaç dakikaya kadar başlıyoruz. Çok teşekkürler. | Open Subtitles | سنبدأ بعد دقائق معدودة شكراً جزيلاً لكم |