| Ben çocukken, annem bir dava üzerinde gece gündüz çalışıyordu. | Open Subtitles | وأنا صغير، كانت أمّي تعمل على قضية على مدار الساعة. |
| Hala bir dava üzerinde çalışıyoruz dolayıdır çok tehlikeli ve devam eden İç Güvenlik, için. | Open Subtitles | هذا لأننا مازلنا نعمل على قضية للأمنالداخلي،و هيخطيرةللغايةومستمرة. |
| Uzun zamandır bir dava üzerinde çalışmamıştım. | Open Subtitles | لقد مر وقت طويل منذ عملت على قضية سوف نستمتع بذلك |
| FBI olarak dava üzerinde çok çalışmamıza rağmen bir sonuç elde edemedik. | Open Subtitles | وفريق مكتب التحقيقات الفدرالي هناك عمل بجد على القضية لكن لم يتهم أحد أبدا |
| dava üzerinde çalışıyor. Öylece bırakamaz. | Open Subtitles | أنه بالخارج, يعمل على القضية لايمكنه التخلى عن ذلك |
| Birkaç ay önce birlikte bir dava üzerinde çalışmıştık ve ondan beridir hep temas halinde kaldık. | Open Subtitles | عملنا في قضية معاً قبل بضعة أشهر, ونوعاً ما بقينا على اتصال |
| Bu dava üzerinde çalışırken takımımıza katılacak. | Open Subtitles | لقد انضمّ لفريقنا بينما نعمل على القضيّة. |
| Sen bir dava üzerinde çalışırken oluşturduğun kişi. Hey. Endişelenecek bir şey yok. | Open Subtitles | الشخص الذي تتحوّلين إليه عندما تعملين على قضيّة لا يوجدُ شيء يدعو للقلق |
| Hiç bir dava üzerinde çalışmadım, ama ne olduğunu biliyorum. | Open Subtitles | لم اعمل ابدا على قضية معه , لكنني أعرف ما هو. |
| Eğer bir dava üzerinde çalışıyor olsaydım sanırım, onun adını senden daha hızlı hatırlayabilirdim. | Open Subtitles | لو كنت أعمل على قضية اعتقد انني سوف 000 سأتذكر اسم الضحية اسرع قليلا |
| Birkaç gece meşgul olacağım bayağı çünkü bir dava üzerinde çalışıyorum. | Open Subtitles | سأكون مشغولاً في الليالي القادمة لأن عليَ أن .. أعملَ على قضية |
| Gloria'nın sabit diskine girdim çalışmadığı zaman bir dava üzerinde çalışıyormuş ve ne olduğunu bilmiyorum. | Open Subtitles | ،مشطت قرصها الصلب إذا كانت تعمل على قضية في وقت فراغها، هي لم تترك أثر |
| İçimden bir ses maçın sonucu ne olursa olsun şu anda bir yerlerde bir dava üzerinde çalışıyor olurduk diyor. | Open Subtitles | لدي شعور مهما كانت نتيجة المباراة لكنا سنعمل على قضية في مكان ما |
| Birlikte bir dava üzerinde çalışmayalı uzun zaman olmuştu. | Open Subtitles | لقد مرَّت فترة مُنذ أن عملنا على قضية واحدة معاً |
| Sizin evden yürüttüm dava üzerinde çalışırken. | Open Subtitles | لقد أخذته من منزلكم في السابق عندما كنت أعمل على القضية |
| Bu dava üzerinde pek çok iyi polis çalışıyor. | Open Subtitles | العديد من الضباط الجيدين يعملون على القضية |
| Çünkü birlikte dava üzerinde çalıştıkları için kimse ondan şüphelenmeyecekti. | Open Subtitles | لأنهم كانوا يعملون على القضية معا، لا أحد يعتقد أنه كان خارجا عن المألوف. |
| 6 hafta boyunca L.A.'de kaldık ve dava üzerinde çalıştık. | Open Subtitles | لقد بقينا في لوس أنجلوس لمدة 6 اسابيع و عملنا على القضية |
| FBI olarak dava üzerinde çok çalışmamıza rağmen bir sonuç elde edemedik. | Open Subtitles | وفريق مكتب التحقيقات الفدرالي هناك عمل بجد على القضية لكن لم يتهم أحد أبدا |
| Büyük bir dava üzerinde çalışıyoruz Rupert da bunun içinde. | Open Subtitles | أننا نعمل في قضية كبيرة. وروبرت هو مدخلنا. |
| Bu dava üzerinde çalışırken takımımıza katılacak. | Open Subtitles | لقد انضمّ لفريقنا بينما نعمل على القضيّة. |
| Bunun için savcılıktaki memurla görüşmeniz gerekiyor ancak şu an başka bir dava üzerinde çalışıyorlar. | Open Subtitles | ستحتاج لطلب ذلك من المُحققة بأسباب الوفيات، وهي تعمل على قضيّة أخرى. |
| Evet, şu an bir dava üzerinde çalışıyorum. | Open Subtitles | - .نعم، في الواقع أعملُ على قضيّةٍ الآن - |