| Programı değiştirdiler. Bu yüzden artık geceleri çalışmak zorunda değilim. | Open Subtitles | لقد غيروا جدول عملي لذا لن أعمل في الليل مجددا |
| 7 yaşındayken, ismini değiştirdiler ve henüz erkek ergenliğinin çok başındayken | TED | وفي عمر السابعة غيروا لها إسمها وقدمت إليّ في بدايات |
| Ürünün üzerine sadece bir reklam yapıştırmakla kalmadılar, bir boya ürünü yapmanın ne anlama geliyor olduğunu değiştirdiler. | TED | لم تكن مجرد صفعة إعلانية جديدة على المنتج، لقد غيروا ما يعنيه تطوير منتج طلاء. |
| İnsanların kraliyet aileleri için çalışmaya karar verince güç dengesini değiştirdiler. | Open Subtitles | قومك غيّروا ميزان القوة عندما قرروا أن يعملوا لصالح العائلات الملكية |
| Bazı balinalar bu durumla başa çıkmak için gerçek anlamda tonlarını değiştirdiler, tıpkı insanların duyulmak için gürültülü bir gece kulübünde bağırması gibi. | TED | وكنتيجة لذلك قامت بعض الحيتان بتغيير لحنها بالفعل، أشبه بصراخ أشخاص في ملهى لَيليّ لكي يتم سماعهم. |
| Eski haliyle gerçek hokeye daha çok benziyordu. Neden değiştirdiler ki? Bilmiyorum. | Open Subtitles | كان مثل الهوكي الحقيقي في المجموعة القديمة لماذا غيروه ؟ |
| Dışına baktılar... ...ve sonra da içinde olanı değiştirdiler. | TED | لقد نظروا للعالم الخارجي, وبعد ذلك غيروا عالمهم الداخلي. |
| Şartları ve tarihleri değiştirdiler... | Open Subtitles | لكنهم غيروا البنود الخاصة بي وأجلوا الموعد |
| İki saat içinde bu adamlar dünyayı ebediyen değiştirdiler. | Open Subtitles | في ساعتين، هؤلاء الرجال غيروا العالم إلى الأبد. |
| Odasını mı değiştirdiler? | Open Subtitles | كان يوجد إمرأة شقراء هناك هل غيروا غرفتها؟ |
| Sana bulaşmaya çalışıyorlar. Taktiklerini değiştirdiler. | Open Subtitles | إنهم يريدونك أنت، إنهم فقط غيروا وسائلهم |
| Ana babalarını kaybettiler, yeni bir şehre taşındılar, okul değiştirdiler, din değiştirdiler. | Open Subtitles | لقد فقدوا آبائهم و انتقلوا إلى مدينة جديدة و انتقلوا إلى مدرسة جديدة و غيروا ديانتهم |
| Evet, seni kandırdık ve evet buradaki bütün yalakalar düşüncelerini değiştirdiler. | Open Subtitles | أجل, خدعناك و أجل, كل هؤلاء الملاعين غيروا رأيهم |
| Fizyolojilerini çok sık değiştirdiler. Kendi yağları bile onları zehirliyor. | Open Subtitles | لقد غيروا أشكالهم كثيراً، لدرجة أن زيتهم نفسه بمثابة سم لهم |
| Ancak bilgisayar ile ilgili olarak bahsettiğim, onları her yere götürebilecek kadar küçüldüklerinde hayatlarımızı değiştirdiler. | TED | لكن ما أخبرتكم به سابقاً عن الحواسيب كان أنهم غيّروا حياتنا عندما أصبحوا صغار الحجم بما يكفي لحملها معنا في كل مكان. |
| Ortaya çıktılar ve bu çıkış sırasında Amerikan siyasetini değiştirdiler. | TED | لقد حضروا، وبهذا الحضور، غيّروا السياسة الأمريكية. |
| Sonunda hükümet dinledi, ve inanılmaz olarak yasalarını değiştirdiler. | TED | ولكن أخيراً, أصغت الحكومة إلينا و قامت بتغيير القوانين بشكلٍ مثير للدهشة |
| Cidden. "Titanik." Biraz değiştirdiler. | Open Subtitles | انا جاد ، تيتانيك لقد غيروه قليلا ، لم يكن هناك مركب ، ولا غرق |
| - Arabaları değiştirdiler ve bunun hakkında yalan söylediler. - Bunu niye yapsınlar ki ? | Open Subtitles | لقد بدلوا السيارات و كذبوا علينا لماذا يودون فعل هذا ؟ |
| Gösterdiğimde ve görüntü biter bitmez ne düşündüklerini, akıllarında ne kaldığını sorduğumda, fikir değiştirdiler. | TED | وسألت مباشرة بعد انتهاء عرضها، عن رأيهم فيها، وعن اللقطات التي علقت بأذهانهم، غيروها. |
| Ama çocukları pirinci bırakıp hayvansal gıdalarla, süt ürünleri ve etle değiştirdiler. | Open Subtitles | إلّا أن الأطفال توقّفوا عن تناول الأرز و استبدلوه بطعام حيواني المصدر، |
| Kan pıhtılaşması. Bacağınızda bir damarı değiştirdiler. | Open Subtitles | أنها جلطة دمِّ, إستبدلوا شرياناً في ساقِكَ |
| Yayınlanan ilk 100 araştırma makalesi boyunca konuyu tekrar tekrar değiştirdiler. | TED | كانوا يغيرون المواضيع بشكل متكرر خلال أول مائة ورقة بحثية منشورة. |
| Annem bir esrarkeşti. Beni çaldılar ve ismimi değiştirdiler. | Open Subtitles | كانت أمي مدمنة مخدرات لقد سرقاني و غيرا اسمي |
| Hayır, ama normal değil. Beni değiştirdiler. | Open Subtitles | لا ولكن دمى ليس بطبيعى لقد غيرونى |
| İsmini değiştirdiler. | Open Subtitles | لقد غَيَّروا الاسم |
| Samsonite yarın çekiliyor ve her şeyi değiştirdiler. | Open Subtitles | "سامسونايت" تصويرهم سيبدأ غدًا، وغيروا كل شيء. |
| Resmi loto toplarını değiştirdiler. Bu yüzden kimse kayıp bir şey görmedi. | Open Subtitles | لقد بدّلوا كُرات اللوتو الرسميّة بالكُرات المُزوّرة، لهذا السبب علم الجميع أنّ لا شيء مفقود. |
| Yüzümü, hafızamı, geçmişimi değiştirdiler. | Open Subtitles | تمت خيانتي من اقرب الناس لي تم سرقة وجهي ، ذاكرتي تاريخي |