| Sonra herkesin unuttuğu konular var, belki de hayatta en önemli olan konular. | TED | ثم لدينا أشياء نسيها الجميع، و التي من المحتمل أنها الأهم على الاطلاق في الحياة |
| Gazeteci olarak, bir yabancı olarak, şunu öğrendim ki tarafsızlık, sessiz kalmak ve korku iyi tercihler değil, ne gazetecilikte ne de hayatta. | TED | كـصحفي وكـأجنبي تعلمت أنّ الحياد الصمت، والخوف ليسوا الخيار الأمثل للصحافة ولا حتى في الحياة. |
| Yine de hayatta bundan daha da kötü şeyler var. | Open Subtitles | ومع ذلك، هناك أشياء أسوأ في الحياة أكثر من وجود شيء دائم |
| Ölümün kıyısındayken pek de hayatta sayılmazsın. | Open Subtitles | على حافة الموت , لا نكون على قيد الحياة أكثر من ذلك |
| Ölümün kıyısındayken pek de hayatta sayılmazsın. | Open Subtitles | على حافة الموت , لا نكون على قيد الحياة أكثر من ذلك |
| Şu an ikimiz de hayatta olmayabilirdik. | Open Subtitles | لا أحد منّا تعيّن أن يكون على قد الحياة الآن. |
| Şu an ikimiz de hayatta olmayabilirdik. | Open Subtitles | لا أحد منّا تعيّن أن يكون على قد الحياة الآن |
| Bu olmasa Chloe belki de hayatta kalamazdı. | Open Subtitles | ربما ما كانت كلو قد استطاعت البقاء في الحياة |
| Belki de hayatta muhteşem bir savaşçı olabilirdin. | Open Subtitles | ربما كنت لتكون أعظم محارب في الحياة |
| - Ve bir anda ikimiz de hayatta birçok şeyi tecrübe ettiğimizi söyledik. | Open Subtitles | -وقد قال كلانا بأننا جربنا أشياء عديدة في الحياة |
| Belki de hayatta bir kez yaşanabilecek bir şey. | Open Subtitles | رُبما شيء يحدث لمرة واحدة في الحياة |
| MINDHORN'DAKİ 'ANGELA' ...hem de hayatta. | Open Subtitles | "باتريشيا ديفيل" في الحياة إلى الأبد... . |