| Bu tür bir hareket imza dediğiniz şey değil mi? | Open Subtitles | إنه ليس تشويه، واقع الأمر، ما تسمونه توقيع ؟ |
| AkıI sağIığı dediğiniz şey, büyük bir soğurma makinesinde piyon olduğunuzu görmenizi engelleyen bir hapishane. | Open Subtitles | ما تسمونه بالعقلانية، ليس إلا سجين في أذهانكم يمنعكم من رؤية أنتم لستم إلا اداة صغيرة |
| Aklıselimlik dediğiniz şey zihninizde bir zindan adeta. | Open Subtitles | ما تسمونه التعقل، انها مجرد سجن في عقولكم. |
| Sanıyorum bu sizin kalkınma dediğiniz şey oluyor, değil mi | Open Subtitles | هذا ما تدعونه التقدم أليس كذلك ؟ |
| Aşk dediğiniz şey, benim gibi adamların çorap satabilmek için icat ettiği bir şey. | Open Subtitles | ما تسمينه الحب , اخترعه رجل مثلي ليبيع ورق النايلون |
| Sizin normal dediğiniz şey olmayı reddediyorum. | Open Subtitles | أنا أرفض أن أصبح ما تسمونه طبيعي |
| Ama evrim dediğiniz şey bizi değiştirdi. | Open Subtitles | لكن ما تسمونه بالتطور قد غيرنا |
| Bakire Kurban Etme dediğiniz şey böyle mi oluyor? | Open Subtitles | هل هذا ما تسمونه تضحية عذراء ؟ |
| Yalınlık dediğiniz şey, eksiklik olarak karşımıza çıkıyor. " | Open Subtitles | ما تسمونه أنتم بالتلميح" "يترجم عندنا بقلة الإغراء |
| Birlikte sizin Cassius Yedilisi dediğiniz şey haline geldik. | Open Subtitles | و معه أصبحنا ما تسمونه "كاشياس 7" |
| Üzüntü dediğiniz şey bu mu? Evet. | Open Subtitles | هل هذا ما تدعونه بالأسى |
| "The Drum" dediğiniz şey işkence odası değil. | Open Subtitles | ما تسمينه البرميل ليس غرفة للتعذيب |