| Evet, sizin de kocanızın fahişelerini bildiğinize dair dedikodular var. | Open Subtitles | نعم وكانت هناك شائعات تدور أيضاً حول عاهرات زوجك |
| Ülke çapında yalnız seyahat eden İki kadın hakkında dedikodular var. | Open Subtitles | هناك شائعات في جميع أنحاء الريف أنّ هناك امرأتين أجنبيتين تسافران بمفردهما |
| Tüm kraliyet aileleri hakkında dedikodular var. | Open Subtitles | هناك اشاعات عن كل العوائل الملكية |
| Kimi yüksek mevkilerdeki kişilerin kulağına senin basit bir barmen ve Fitzpatrick olmadığına dair gelen dedikodular var. | Open Subtitles | ربما هناك اشاعات تصل الى اذان مهمة انك ربما لا تكون (فيتزباتريك) |
| dedikodular var. | Open Subtitles | انتشر الخبر يا عزيزتي. |
| Bodrumdaki âyinler ve hayvan kurbân ettikleriye ilgili dedikodular var. | Open Subtitles | وثمة شائعات تتهافت بالأرجاء عنالشعائرالمَقُومةبالقبر.. تضحيات حيوانيَّة وما يشابهها. |
| On yıldır falan dönen dedikodular var. | Open Subtitles | لقد كانت هناك إشاعات لعشر سنوات حتى الأن |
| Hector'un bu sene başbakanlığa aday olacağına dair bazı dedikodular var. | Open Subtitles | هناك همسات تقول أنّ (هيكتور) سيُرشّح نفسه لرئاسة البرازيل هذا العام. |
| Binlerce seçim kağıdının çalındığına dair dedikodular var. | Open Subtitles | هناك شائعات بأن هناك مئات الآلاف من أوراق الأقتراع المسروقة |
| Bay Reycraft'ın bir çalışanıyla uygunsuz bir ilişki yaşadığına dair dedikodular var. | Open Subtitles | كانت هناك شائعات بأن السيد رايكرافت على علاقة غير لائقة مع احدى الموظفات. |
| Kimi dedikodular var Martha'nın kulağına gitmemeli ağzından köpükler saçar çünkü Yaşlı Adam, babası ikiyüz yaşından büyükmüş. | Open Subtitles | هناك شائعات "أنه لا ينبغى أن تتنفس أمام " مارثا لأنها تطلق الرغاوى من فمها أن الرجل العجوز أبيها |
| O kale hakkında eğlenceli dedikodular var. | Open Subtitles | هناك شائعات مدهشه عن ذلك القصر |
| Johnny Reb hakkında bazı dedikodular var şehri yakacağı konusunda. | Open Subtitles | هناك شائعات حول جوني ريب يحرق المدينة |
| ...insanları mümkün olduğunca çabuk taşımaya çalışıyor ama halk sığınaklarının, bu kimyasal silahlara karşı güvenli olmadığına dair dedikodular var. | Open Subtitles | حاولوانقلالناس... بأسرعوقتممكن، لكن هناك شائعات بأن هذه الملاجئ العامة ليست آمنة |
| Entrikaları ve zalimliği hakkında dedikodular var... | Open Subtitles | هناك اشاعات عن مكره وبطشه |
| dedikodular var. | Open Subtitles | انتشر الخبر يا عزيزتي. |
| Çapkınlığıyla ilgili dedikodular var. | Open Subtitles | وثمة شائعات عن قدرته على سحر النساء |
| Affet beni ama Rusya hakkında dedikodular var. | Open Subtitles | إعذرني لكن هناك إشاعات من روسيا |
| Şimdi Coca-Cola'yla ilgili dedikodular var. | Open Subtitles | وكانت هناك همسات بخصوص "كوكاكولا". لا داعي لإذهالي. |