| Eyalet Kıyı Komisyonu'na deniz fenerinin tuzlu su korozyonundan zarar gördüğünü söyle. | Open Subtitles | قل للجنة السواحل الدولة ان تاكل المياه المالحة ادى الى سقوط المنارة |
| Eyalet Kıyı Komisyonu'na deniz fenerinin tuzlu su korozyonundan zarar gördüğünü söyle. | Open Subtitles | قل للجنة السواحل الدولة ان تاكل المياه المالحة ادى الى سقوط المنارة |
| En son deniz fenerinin altındaki mağarada olduğumuzu hatırlıyorum. | Open Subtitles | آخر شيء أتذكره كنا في الكهف تحت المنارة دوك؟ |
| Bulutları deniz fenerinin arkasına yerleştirme şekline bayıldım. | Open Subtitles | انا فعلا احب طريقتك لرسم الغيوم .خلف المنارة |
| Uçak denizin üstünde gitti ve deniz fenerinin üzerinden uçtuk. | Open Subtitles | انطلقت الطائرة نحو البحر، وقمنا بدورة فوق الفنار. |
| Ceza olarak bu deniz fenerinin tepesinde on dakika geçirecek. | Open Subtitles | وكعقاب، عليه البقاء عشرة دقائق في أعلى هذا الفنار |
| Şerif. deniz fenerinin orada olduğunuzu duydum. Ne tür bir sorun olduğunu biliyor musun? | Open Subtitles | أيها المأمور، سمعت بأنك كنت في المنارة أتعلم أي اضطراب كان السبب في هذا؟ |
| En son deniz fenerinin altındaki mağarada olduğumuzu hatırlıyorum. | Open Subtitles | آخر شيء أتذكره كنا في الكهف تحت المنارة دوك؟ |
| Morty, o deniz fenerinin çatısına çıkarsam sinyali yollayabilirim, ablan da paketimizi fırlatır. | Open Subtitles | ما إذا استطعت الوصول لقمّة تلك المنارة يمكنني وإرسال إشارةٍ منها، فبإمكان أختك إطلاق حزمتنا. |
| Ben Angus Mccullah. deniz fenerinin bekçisiyim. | Open Subtitles | أنا أنجوس ماك ألوغ حارس المنارة |
| Pencereden deniz fenerinin ışığı geliyordu. | Open Subtitles | ضوء المنارة كان يأتى عبر النافذة |
| Düdük, deniz fenerinin üstündeydi. | Open Subtitles | كانت صافرة الطابق العلوي في المنارة |
| En son deniz fenerinin altındaki mağarada olduğumuzu hatırlıyorum. | Open Subtitles | -آخر ما أتذكره أننا كنا في كهف أسفل المنارة |
| İlk kurban deniz fenerinin oradaydı. | Open Subtitles | الضحية الأولى كانت عند المنارة |
| Düdük, deniz fenerinin üstündeydi. Sağır edici olmalıydı. | Open Subtitles | كانت صافرة الطابق العلوي في المنارة |
| Altın deniz fenerinin arkasına gizlenecek. | Open Subtitles | سوف تكون مخفية الذهب وراء المنارة |
| Hazinesini deniz fenerinin yakınındaki bir mağarada saklarmış. | Open Subtitles | ...أخفى كنوزة فى كهف بجوار المنارة |
| Şimdi de deniz fenerinin yıkıldığı saate bak. | Open Subtitles | وهذا عندما انهارت المنارة |
| Geceleri deniz fenerinin yanında onun için nöbet bekliyorum. | Open Subtitles | وقفت منتبهـاً لأجلهـا بجـوار الفنار. |