| Elbette. dostlarımızın Darken Rahl'ın yolculukları hakkında bir şeyler duymuş olmasını umuyor. | Open Subtitles | بكل تأكيد ، انه يأمل أن أصدقائنا هناك سمعوا عن شئ ما |
| Fakat Alman dostlarımızın işbirliğiyle henüz 12 saattir Tanrı'yı oynuyoruz. | Open Subtitles | ولكننا نراقبه منذ 12 ساعة فقط بالتعاون مع أصدقائنا الألمان |
| Her şeyin sonunda, canımızı en çok acıtacak olan, düşmanlarımızın sözcükleri değil, dostlarımızın sessizliği olacaktır. | TED | وفي النهاية، ماسوف يؤلم أكثر ليست كلمات اعدائنا بل صمت أصدقائنا. |
| Ama Amerikalı dostlarımızın başarmaya çok yakın olduğunu da duyuyorum. | Open Subtitles | لكنني ايضاً اسمع ان اصدقائنا الامريكيين قريبين جداً من النجاح |
| Sadece burayı Şilili dostlarımızın kazdığını çıkarabiliriz. | Open Subtitles | فقط أصدقاءنا من شيلى هم من يستطيعوا تدبيره |
| Eminim, ölen dostlarımızın hatırı için bu işi bitireceğiz. | Open Subtitles | سننهيه بالتأكيد لأجل رفاقنا المقتولين |
| Şimdi rahat çemberimizin dışına çıkmamız gerekiyor Batılı dostlarımızın dışına. | TED | علينا الآن أن نصل ما هو أبعد من الدائرة المريحة لأصدقائنا الغربيين. |
| Sonra diğer bükücülerin, dostlarımızın, ailelerimizin peşine düşecek. | Open Subtitles | سوف يأتي خلفنا نحن المسخرين جميعا أصدقاؤنا. عائلاتنا |
| Siz İtalyan olan şeylere karşı doğal olarak çekiliyorsunuz, tıpkı bizim ve tüm dostlarımızın olduğu gibi. | Open Subtitles | أنت بطبيعتك تنقاد إلى الأشياء الإيطالية, مثلنا ومثل كل أصدقائنا |
| dostlarımızın dışarıda neler yaptığına bir göz atıp, geliyorum. | Open Subtitles | ألقي نظرة على ما يفعله أصدقائنا في الخارج وسأكون فوق حالاً |
| Ne yaptık ki Tanrı ölü dostlarımızın cesetlerini yememizi istiyor? | Open Subtitles | ماذا نفعل إذا سالونا عن أكلنا لأجسام أصدقائنا الموتى؟ |
| Yoksa da yakın dostlarımızın var. Onların da yoksa, onların dostlarının var. | Open Subtitles | نعم، لدينا المال إن لم يكن، أفضل أصدقائنا لديهم المال |
| İnanıyoruz ki Dünya'daki dostlarımızın da katkılarıyla, bir çözüme ulaşılacak. | Open Subtitles | أعتقد ذلك بالإشتراك مع أصدقائنا من الأرض، سنجد الحل. |
| Şu anki görevimiz, Suudi Krallığındaki dostlarımızın petrol sahalarını gelecek bir emre kadar korumak. | Open Subtitles | مهمتنا الحالية هي حماية حقول نفط أصدقائنا السعوديين الطيبين |
| Bir manga da, dostlarımızın gidip gitmediğine bakmaları için. | Open Subtitles | للذهاب إلى هناك لنرى هل رحلوا أصدقائنا أم لا |
| Her neyse, düğünümde tam da rahibin ve dostlarımızın önüne çıkmıştım ki sara nöbetim tuttu ve mihrabın ...önünde alabalık gibi çırpınmaya başladım. | Open Subtitles | على أية حال كنت هناك في يوم زفافي أمام الكاهن وجميع أصدقائنا |
| Benimle tekrar evlenir misin? dostlarımızın ve ailelerimizin önünde. | Open Subtitles | تزوجينى مجدداً أمام كل أصدقائنا و عائلتنا |
| Genç dostlarımızın hayata veda ettiği o yılların yani 30'lu yılların mimari tarzına uydurmak istedik. | Open Subtitles | لقد اردنا ان نقوم بها حسب ذوق الثلاثينات حينما قال اصدقائنا الشباب الوداع |
| Maskeli kanunsuz dostlarımızın olayı anlamaması çok üzücü. | Open Subtitles | مؤسف جدًّا أن أصدقاءنا المقتصّين لم يصلهم البيان. |
| Eminim, ölen dostlarımızın hatırı için bu işi bitireceğiz. | Open Subtitles | سننهيه بالتأكيد لأجل رفاقنا المقتولين |
| Gerçek dostlarımızın bizi ziyaret edeceği kadar uzak değil, Mr Ferrars. | Open Subtitles | ليست بعيدة بالنسبة لأصدقائنا الحقيقيين لزيارتنا سيد فاريس |
| Değerli dostlarımızın sevgisi ve desteğiyle evliliğini konuşmaya hazırım. | Open Subtitles | بحبّ ومؤازرة أصدقاؤنا الأعزاء، إني مستعدة لمناقشة موضوع زواجكِ. |
| Müfettiş, dostlarımızın ne bildiğini öğrenmemizi istedi. | Open Subtitles | تريدنا المحققة أن نعرف ما يعرفه حلفاؤنا. |