| Her halükarda üzülmemeniz gerekiyor, çünkü artık Leydi Edgware filminizde yer alıyor. | Open Subtitles | حسنا, على اى حال, يجب ان تكون سعيدا لأن الليدى ادجوار يمكنها الآن الظهور فى فيلمك |
| Eğer filminizde oynarsam, vize alabilirim. | Open Subtitles | إذا تم اختياري في فيلمك قد أحصل على الفيزا |
| Ne yazık ki filminizde gösteremeyeceğiniz şeyler var, sizin de görmenizin mümkün olmadığı. | Open Subtitles | لسوء الحظ هناك أشياء لن تكون قادر على إظهارها في فيلمك و لن تكون قادراً على رؤيتها |
| Şimdi, eğer filminizde o oynuyorsa, sizinle iş yapabiliriz, ama oynamıyor, o yüzden iş yapamayız ve ben meşgul bir adamım. | Open Subtitles | لو كانت بفيلمك لكان بامكاننا العمل معاً لكنها ليست به لذا لا نستطيع وأنا رجل مشغول |
| filminizde bir iş olabileceğini söylemiştiniz. | Open Subtitles | قلت لى إنه ربما سيكون هناك عمل بفيلمك |
| - Bir sonraki filminizde bir iş. | Open Subtitles | -عمل بفيلمك القادم |
| Gerçeklik bir anlık ve organik olarak geliyor, ve eğer hikayenizde ya da filminizde bu organik, harika şeyden beş anınız olursa seyirciniz bunu anlayacaktır. | TED | حقيقة كل شيء تأتي وليدة اللحظة ذاتها. وإذا نلت خمس لحظات عظيمة من الأمور الرائعة وليدة تلك اللحظات في سرد قصتك، في فيلمك، فإن مشاهدي فيلمك سوف يفهمونه. |
| - Son filminizde büyüleyiciydiniz. | Open Subtitles | لقد كنتِ مذهله حقاً في فيلمك الأخير. |
| Yani, filminizde kullanabileceğiniz bir şey olarak. | Open Subtitles | أعني كمعلومة تستعملها في فيلمك |
| filminizde bir cinayet var mı? | Open Subtitles | نعمهل هناك جريمة قتل فى فيلمك القادم |