| Çocuklar, dinleyin... bu bizi hiçbir yere götürmez, tamam mı? | Open Subtitles | يا رفاق، أنصتوا هذا لن يوصلنا إلى أي نتيجة، مفهوم؟ |
| Bu hortum bizi götürmez demiştim. | Open Subtitles | لقد اخبرتك أن هذا الخرطوم لن يوصلنا بعيدًا |
| Ama gittikçe küçülen bir dünyada yaşadığımız su götürmez ve medya bu duruma uyanmakta oldukça yavaş kaldı. | TED | لكن مما لا شك فيه أننا نعيشُ في عالم صغير. وكانت وسائل الإعلام بطيئة إلى حدٍ كبير في الوصول إلى هذا. |
| Ayrıca su götürmez bir gerçek varsa acayip tuhaf birisi. | Open Subtitles | وهناك حقيقة لا شك فيها أنها غريبة الأطوار |
| Umut dolu bir dünyada umutsuz insanlar bizi fazla uzağa götürmez. | Open Subtitles | عالم حالم مع أشخاص بلا أمل.. هذا لن يأخذنا نحو مستقبل أفضل. |
| Bu yol bizi iyi bir yere götürmez. | Open Subtitles | -هذا الطريق يأخذنا إلى مكان مجهول وغير جيد |
| Aynen. Bak Michael, ben de senin cennete gitmeni isterim ama yaşlı bir kadına yalan söylemek seni oraya götürmez. | Open Subtitles | ولكن الكذب على سيده عجوز لن يوصلك إلى هناك |
| ...hiçbir yere götürmez ve devam etmemizin hiçbir anlamı yok- | Open Subtitles | هذا الحوار لا يوصلنا لشىء مفيد . , ولافائده من الأستمرار |
| Kapıdan kapıya koşma işi bizi bir yere götürmez. | Open Subtitles | أسلوب الروتين هذا لن يوصلنا لأي شيء |
| O kadar harçlık Freundlich'i Rus sınırına kadar bile götürmez. | Open Subtitles | 2,000 marks. هذا المبلغ الزهيد لن يوصلنا |
| Bu da bizi Denver'a kadar götürmez. | Open Subtitles | لكن لن يوصلنا ل"دنفر" |
| Su götürmez bir şey varsa, o da burada işlerin kontrolden çıkmış olduğudur. | Open Subtitles | لا شك في ذلك، شيء ما هنا قد خرج عن السيطرة |
| Bu gücün haber almadaki mükkemmelliği şüphe götürmez. | Open Subtitles | القوة تتفوّق على الذكاء. لا شك بذلك. |
| Aynı ses, su götürmez. Ben savcıya bildiririm. | Open Subtitles | نفس الصوت ، لا شك بذلك - سأعلِم القاضي - |
| Lukas'ın yeteneği su götürmez. Bacağını kafanın arkasına geçirmek kolay değil. | Open Subtitles | لا شك أن " لوكاس " لديه موهبة حشر الساقين خلف الرأس ليس سهلاً |
| # Şüphe götürmez ki... # # ...en iyisi gerçeği öğrenmek. # | Open Subtitles | يستحسن أن تعرفي الحقيقة لا شك في هذا |
| Bizi kamyonun arkasında götürmez mi sence? | Open Subtitles | الاتعتقد انه سوف يأخذنا عبر شاحنته ؟ |
| - Bizi hiçbir yere götürmez. | Open Subtitles | - انه لم يأخذنا لأي مكان من قبل |
| Annenler bizi hiçbir yere götürmez. | Open Subtitles | لن يأخذنا والداك إلى أي مكان |
| Herşeyi içine atmayı deneyebilirsin içkiyle, uyuşturucuyla ve sigarayla, ama biliyorsun ki bunlar seni istediğin yere götürmez. | TED | والآن يمكنك أن تترك كل هذا بداخلك وأن تحستي الكحول والمخدرات والسجائر ولكنك تعلم جيداً أن هذا لن يوصلك إلى المكان الذي تريد ان تصل اليه |
| Öfke seni bir yere götürmez. | Open Subtitles | الغضب لا يوصلك لأي شيء |
| Bir dolar seni Newark'a götürmez. | Open Subtitles | دولار لا يوصلك |