| Ancak ekstra kopyalar gidip sineğin genlerine yapışarak organizmayı öldürüyor. | TED | غير أن النسخ الإضافية تذهبُ وتتلف جينات البعوض، وتقتلُ الكائنات الحية. |
| Taşır çünkü, her birimizin genlerine gömülü olan şey, ...geçmişimizin silinmez bir kaydıdır. | Open Subtitles | وذلك لأن جينات كل واحد منا تحمل سجل لا يمحى عن الماضي |
| Annen onu öldüren hastalığın genlerine sahip olup olmadığını görmek için seni buraya getirdi. | Open Subtitles | أُمك أحضرتك لترى إن كانت لديك نفس جينات المرض الذي كان يقتلها |
| Geçmişlerindeki sömürücülük de göz önüne alınınca güvensizlik genlerine yerleşmiş. | Open Subtitles | بالنظر إلى تاريخهم الطويل في الاستغلال فإنّ انعدام ثقة الهنود مطبوعة في جيناتهم |
| Bunun bir gün onların genlerine aktarılacağını düşünürsün. | Open Subtitles | تعتقدين بأن ذلك متوارث في جيناتهم |
| ve son olarak, şunu bile bulduk %30 varyasyonla, insanların ağın ortasında veya uçlarında olup olmadıkları da onların genlerine bağlanabilir. | TED | وحتى أننا وجدنا أنه 30% من التباين حول إذا ما كان بمقدورنا ربط الناس في منتصف أو حدود الشبكة بجيناتهم. |
| Sanki genlerine kullanım kılavuzu yerleştirilmiş. | Open Subtitles | كما لو أن لديهم كتاب إرشادات بجيناتهم |
| Sadece Lex'in genlerine sahip değil. DNA'sının yarısı senden geliyor. | Open Subtitles | لا يملك جينات (ليكس) وحسب بل نصف حمضه النووي منك |
| Zaman genlerine bakmayı istiyoruz. | Open Subtitles | نود أن نقوم بفحص جينات الوقت |
| Sanki genlerine kullanım kılavuzu yerleştirilmiş. | Open Subtitles | كما لو أن لديهم كتاب إرشادات بجيناتهم |