"girebilmek" - Translation from Turkish to Arabic

    • للدخول
        
    • لدخول
        
    Truvalı atlılar, kanıt odasına girebilmek için bir taksinin arka koltuğunun içine saklanmıştı. Open Subtitles الرجل حصان طروادة كان داخل الكرسي مخبأ داخل التاكسي للدخول الى مستودع الأدلة
    Halı temizleme sadece evine girebilmek için bahane. Open Subtitles تنظيف السجاد ما هو إلا وسيلة لهم للدخول إلى شقتك.
    İçeri girebilmek için geçerli kimliğin olmalı. Open Subtitles هناك مدخل واحد فقط تحتاج الى تعريف هوية للدخول
    Bakın, bugün rehabilitasyon programına girebilmek için Medicaid almamız gerekiyor. Open Subtitles أننا نحتاج الى البطاقة الطبية لدخول برنامج أعادة التأهيل اليوم
    Haramiler içeri girebilmek için her yolu deneyecektir. Open Subtitles من المؤكد أن اللصوص سيستخدمون بعض الخدع لدخول المدينة
    İçeri girebilmek için, bir kuşun kuş olabilmesi için... ne kadar zaman geçtiğini bilmek gerekiyor. Open Subtitles للدخول يجب أن نعرف الوقت الذي تستغرقه الطيور لتصبح طيور مرة أخرى
    Joy yarışmaya girebilmek için son hamlelerini yapıyordu. Open Subtitles كانت جوي تصنع اخر محاولاتها للدخول الى المهرجان
    Evet tabii, odana girebilmek için en iyi yolun cinayetler olduğunu düşündüm. Open Subtitles نعم أنا وجدت أن جريمة القتل هى أفضل طريقة للدخول الى غرفتك فى المستشفى
    Ya La Grenouille? - girebilmek için aylarca uğraştık. Open Subtitles ماذا عن مهمة لاجرونيه ، احتجت الكثير من الوقت للدخول بينهم
    Üyelik kartını en son ön kapıdan içeriye girebilmek için dün akşam kullanmış. Open Subtitles أخر مرة أستخدمت بطاقة عضويتها للدخول من الباب الأمامي كانت بليلة الأمس
    Yetki bizde olsaydı, belki evine girebilmek için izin çıkarttırabilirdim. Open Subtitles حسناً، لو تعمقت في ذلك، ربما أستطيع الحصول على نذكرة للدخول الى منزلها
    Görünüşe bakılırsa bu şeye girebilmek için bir kimlik kartı gerekiyor. Open Subtitles من الواضح انك تحتاج الى بطاقه شخصيه للدخول الى هنا
    Şüphelilerimiz, insanların evine girebilmek için servis aramalarını kullanııyorlar. Open Subtitles مشتبهنا يستخدم استدعاءات الخدمة للدخول إلى منازل الأشخاص
    İnanması güç ama bu onun rolüne girebilmek için yaptığı küçük bir ritüel. Open Subtitles عندما تحضر الوالدة للإشتراك بمسرحية هذا، صدقي أو لا تصدقي، طقسها الصغير للدخول في الشخصية
    Hesabına girebilmek için kocamın şifresini kullandım. Open Subtitles لقد استخدمت رقم زوجي السريّ للدخول على حسابه
    Bina artık girmeniz için açılmıyordu, fakat hala su perdesinde delikler ve yarıklar oluşuyorsu, ve girebilmek için ıslanmadan içerisinden zıplamanız gerekiyordu. TED ليس فقط البناية تفتح لك مدخل للدخول فيها ، لكنها تقوم بعمل فراغات و ثقوب في الماء ، ويجب عليك القفز للدخول فيها بدون أن تتعرض للبلل.
    Tamam, içeri girebilmek için,neye karşı olduğumuzu bilmeliyiz. Open Subtitles حسناً، حتى نجد طريقة لدخول المنزل، يجب أن نعرف مالذي نواجهه
    Benim hissettiğim "birisine çekilme" duygusunu alıp başkasının külotuna girebilmek için kullanmanı tasvip etmiyorum. Open Subtitles همومي حقيقيه لا أقدّر أنّك تأخذ همومي وتستعملها لدخول الملابس الداخلية شخص ما
    Programa girebilmek için Medicaid kartınızın olması lazım. Open Subtitles يلزمكما بطاقة طبية لدخول البرنامج
    O kaleye girebilmek için ne gerekiyorsa yapacağım. Open Subtitles سأفعل أيّ شيءٍ لدخول تلك القلعة.

    Most frequent words and phrases

    Arabic-Turkish: 10k, 20k, more | Turkish-Arabic: 10k, 20k, more