| Bir kaç gün öncesine kadar tıp adamının... ..zemine inek kanı döktüğünden haberleri yoktu. | Open Subtitles | لم يعلموا أنه من عدة أيام رجل الطب سكب دم بقرة على الاسمنت |
| Neler olduğundan bile haberleri yoktu. | Open Subtitles | انهم من المحتمل لم يعلموا ابدا" اي شيء هناك |
| Benim oraya soygunu gerçekleştirmek istediğim için gittiğimden haberleri yoktu. | Open Subtitles | لم يعلموا في الأصل بأن هناك سرقة ستتم |
| O gün buraya adım atan insanların aslında bir toplu mezara girmekte olduklarından haberleri yoktu. Esasen bir sürü cesedin üstüne bir avuç toprak attılar sonradan. | Open Subtitles | الذين دخلوا إلى هناك، لم يعرفوا أنّهم يدخلون إلى قبرٍ ضخم، و هو عبارةٌ عن جثث جرفوا التراب عليها. |
| Sanırım bu hafta haberlerde görene kadar, kardeşinden haberleri yoktu. | Open Subtitles | أعتقد بأنهم لم يعرفوا صلتها بأخيها حتى غطته نشرات الأخبار هذا الأسبوع. |
| Bilim ve teknoloji öğrencileri olarak çoğu bilgisayarla ilgili bölümlerde okuyordu, ama İnternet'in varlığından haberleri yoktu. | TED | باعتبارهم طلاب في العلوم و التكنولوجيا كان العديد منهم متخصصون في الكمبيوتر لكنهم كانوا يجهلون وجود الانترنت. |
| 300.000 Alman ve Avusturyalının kasabaya saldırmak üzere toplandığından haberleri yoktu. | Open Subtitles | حيث لم يكن لديهم فكرة أن ثُلث مليون ألماني ونمساوي.. يحتشدون لمهاجمة البلدة. |
| haberleri yoktu ki. | Open Subtitles | لم يعلموا بأمره |
| Ama benim orada olduğumdan haberleri yoktu. | Open Subtitles | لكن لم يعلموا أني سأكون هناك |
| "Orada olduğumdan haberleri yoktu." | Open Subtitles | لم يعلموا بأني كنت هناك |
| Varlığından haberleri yoktu. | Open Subtitles | دونا) ، (دونا) ، لم يعلموا بوجودها أصلا) |
| haberleri yoktu. | Open Subtitles | لم يعلموا بشأن حيازتنا لها |
| Çünkü daha virüsten haberleri yoktu. | Open Subtitles | حسنًا، لم يعرفوا بأنّ الفيروس موجودٌ بعد. |
| haberleri yoktu. Kulak misafiri oldum. | Open Subtitles | . هم لم يعرفوا . كنت استرق السمع |
| - Belki de haberleri yoktu. | Open Subtitles | -ربما لم يعرفوا. |
| Tollermanlar'ın ne olduğumdan haberleri yoktu, ama eminimki hayvanların vardı.. | Open Subtitles | حتى و إن كان آل (تولرمان) يجهلون ماهيتي, فإن الحيوانات تعرف بالتأكيد. |
| Gücümüzden haberleri yoktu. | Open Subtitles | إنّهم يجهلون قوتنا .. |
| Devlet bağlantılı bir grubun üyesi olduğumdan haberleri yoktu. | Open Subtitles | لمْ يكن لديهم فكرة أنّي كنتُ جزءاً من مجموعة لديها روابط حكوميّة. |
| Berkowitz'in komşularının onun, Son of Sam olduğundan haberleri yoktu. | Open Subtitles | الجيران في مبنى (بيركوفيتش) لم يكن لديهم فكرة أنّه كان القاتل "ابن (سام)" |