hareket ettiklerini duydum. | Open Subtitles | رأيتهم بالأعلى من قبل، وأعتقد أنني سمعتهم يتحركون |
Bütün yıldızların aynı hızda, yani saniyede 250 km hızda, hareket ettiklerini gördük. | Open Subtitles | لقد اكتشفنا أن كل النجوم كانوا يتحركون بنفس السرعة ونفس الرقم 250 كيلو متر بالثانية |
Kavis bu bölgedeki merkezi bir noktadan dışa doğru hareket ettiklerini gösteriyor. | Open Subtitles | الاتجاهات توضح بأنهم يتحركون بعيدًا عن موقع متوسط، في هذا الأقليم |
Dalga mı geçiyorsunuz benimle? Ne kadar ağır hareket ettiklerini görmüyor musunuz? | Open Subtitles | أتمازحيني ألا ترين كيف يتحركون ببطئ؟ |
Ne kadar hızlı hareket ettiklerini hesapladığı zaman ışık hızında olduklarını gördü. | Open Subtitles | عندما قام بحساب سرعة حركتها اتضح بأنها سرعة الضوء |
Şimdi de nasıl hareket ettiklerini kanıtladım ve sıradan bir mikroskop kullanarak doğrulanabilir! | Open Subtitles | والان اثبت حركتها ويمكن رؤيتها بواسطة المجهر العادي |
- Evet, kesinlikle. Neden o kadar yavaş hareket ettiklerini sanıyordun? | Open Subtitles | أجل، بالطبع، لكن لمَ يتحركون ببطء؟ |
Daha önce böyle hareket ettiklerini hiç görmedim. | Open Subtitles | لم أراهم يتحركون هكذا من قبل. |
Hareket etmiyorlar çünkü deney süresince nasıl hareket ettiklerini düşünmenize gerek yok. Aralarındaki güçleri düşünmenize de gerek yok. | TED | والتي لاتتحرك ولانها لا تتحرك اثناء ذلك اقصد .. اثناء التجربة فلا داعي للاهتمام بكيفية حركتها ولا ينبغي القلق حيال القوى بينها |