| Google Earth haritasında bir işaret koyduğumda Bana en yakın şehri buldum - ki yaşadığım yere 400 mil uzakta. | TED | عندما وضعت علامة على خريطة قوقل ايرث كان علي الذهاب الى اقرب مدينة التي على بعد حوالي 650 كيلومترا من حيث اسكن |
| Birinci şey, Çin haritasında Taiwan'ın olmayışıydı. | TED | الشئ الأول ، هو ان خريطة الصين لم تكن تحتوي على تايوان |
| Veya belki düzenlenmemiş bütün haritasında bizim kaçırdığımız bir sır gördün, veya kahretsin. | Open Subtitles | أو ربما شاهدتي خريطة سرية لأماكن الجثث المفقودة ، حيث لم نكتشفها نحن أم الجحيم |
| Noel Baba'nın dünya haritasında Arjantin'in üstünde büyük siyah bir "X" var. | Open Subtitles | على خريطة العالم عند سانتا تم شطب الأرجنتين |
| Hava durumu haritasında küçük bir değişiklik sesten hızlı rüzgarların yabancı gezegen üzerinde şiddetle estiğinin bir kanıtı. | Open Subtitles | تغييرٌ صغيرٌ في خريطة الطقس دليل على رياحٍ أسرع من الصوت تهبّ على كوكب فضائي |
| Yahudi haritasında gösterilen yere. | Open Subtitles | إلى تلك الأرض الموجودة على خريطة اليهودي |
| Ve hiçbir Ordnance Survey haritasında bulunmuyor. | Open Subtitles | كما أنه غير موجود على أي خريطة من الخرائط |
| Bir tanesi Federal Havacılık İdaresi haritasında belirdi. | Open Subtitles | واحده منهم قد أقلعت من على خريطة إدارة الطيران الإتحاديه |
| Chris Harrison'un haritasında görebiliriz, dünya boyunca internet bağlantılarını gösteriyor. | TED | يمكننا رؤية خريطة أعدها "كريس هاريسون" تبين لنا اتصالات الإنترنت حول العالم. |
| Ve bu iki durumda, çöpçülük yaptım bu alma durumda da, metro haritasında olduğu gibi, hırsız oldum belki de ve kol saati yapma durumunda da aynı zamanda tasarımcı oldum. | TED | إذاً في هاتين الحالتين، كنت قمَّاماً، على صعيد الحديث عن.. ربَّما، خريطة القطارات، حسناً، أو ربَّما كنت لصاً، كما كنتُ أيضاً مصمِّماً في حالة صنع ساعات اليد. |
| Kuralcı olmayın Bayan Stevenson. Amerika, Columbus'un haritasında varmıydı ki? | Open Subtitles | لا تكوني روتينية بهذه الصورة يا آنسة "ستيفنسون" هل كانت "أمريكا" على خريطة "كولومبوس"؟ |
| "Dedikoducu Kız" ın "Görüldü" haritasında burada olduğunu gördüm gelip bir uğrayayım ve DVD'lerini bırakayım dedim. | Open Subtitles | حسنٌ, لقد رأيتك في قسم "شُوهد" على خريطة "فتاة النميمة"، فخطر ببالي أن آتي وأعطيك إسطواناتك. |
| Yıldız haritasında olabileceğini düşündüm. | Open Subtitles | حسبتُ إنها ربما تكون خريطة النجوم. |
| Bu sahte sokak yani yem sokak, başka birisinin haritasında olursa çalışmalarının çalındığını anlarlar. | Open Subtitles | ويسميها بأسماء أطفاله أو ما شاء، وإذا ظهر الشارع الوهمي، الشارع الكمين في خريطة شخص آخر ،سيعرفون بأن عملهم قد سُرق تصرف ذكي، صحيح؟ |
| Mesela, şehrin içinden geçen iki ana koridora bakarsanız eğer, sarı ve burada turuncu olan, onlar, kesin ve yanlışsız bir cadde haritasında böyle gözükmektedirler ve bu da benim şeklini verdiğim , sadeleştirilmiş toplu ulaşım haritasında nasıl gözüktükleridir. | TED | إذا، على سبيل المثال ، نظرتم إلى الممران الرئيسيان اللذان يمران خلال المدينة الأصفر و البرتقالي هنا، سيبدوان في الحقيقة هكذا، في خريطة شارع دقيقة و هكذا سيبدوان في خريطتي المشوهة خريطة مواصلات عامة مبسطة |
| Karargâhtakilerin haritasında bir sinek pisliği lekesi sadece burası. | Open Subtitles | جزء صغير على خريطة رئيسية |
| - Size yıldız haritasında bir şey göstereceğim. | Open Subtitles | سوف أظهرك على خريطة النجم. |
| Haklıymış.Aynı Melinda'nın haritasında ki gibi. | Open Subtitles | كانت محقة مثل خريطة ميليندا |
| Çünkü Paglapur Hindistan'ın haritasında yok. | Open Subtitles | لأن " باغلابور " ليست على خريطة الهند |
| Topoğrafik dalış haritasında Halewia Rıhtımının 4 km açığı işaretlenmiş. | Open Subtitles | وضعت دائرة حول منطقة علي خريطة الغوص الطوبوغرافية تبعد ثلاثة أميال عن ميناء (هاليوا) |