| ...aşk üçgeninin ters gittiği hikayesi gibi | Open Subtitles | مثل قصة حب شباب ثلاثية ... تحولت لأمر مأساوي |
| O mağaranın hikayesi gibi. | Open Subtitles | إنها مثل قصة الكهف هذه |
| Mayonez hikayesi gibi. Mayonez hikayesi. | Open Subtitles | - مثل قصة المايونيز، قصة المايونيز |
| Mary Talbert'in hikâyesi gibi Buffalo'da siyahi seçkinlerin varlıklı bir lideri, yaşadığı yerin ırksal gerçeklikleriyle uzlaşması gerekiyor. | TED | وقصص أخرى كقصة ماري تالبرت، الزعيمة الثرية من مجتمع النخبة في بافلو، التي كان عليها أن تتصالح مع واقع العنصرية في بلادها. |
| Kulağa bir başarı hikâyesi gibi geliyor, değil mi? | TED | تبدو كقصة ناجحة، أليس كذلك؟ |
| Hipopotamın hikayesi gibi. | Open Subtitles | انه مثل قصّة فرس النهر |
| Hipopotamın hikayesi gibi. | Open Subtitles | انه مثل قصّة فرس النهر |
| - Batı yakasının hikayesi gibi mi? | Open Subtitles | مثل "قصة الجانب الغربي"؟ |
| Carla Newman hikayesi gibi. | Open Subtitles | "مثل قصة العظم لـ (كارل نيومان)" |
| Aşk hikâyesi gibi ele alacağız. | Open Subtitles | سنفكر في الأمر كقصة حب. |
| Vay, vay. Aşk hikâyesi gibi. | Open Subtitles | تبدوا كقصة حب |