| Fakat ileriyi düşündüğümde, beni asıl ilgilendiren Orta, Batı ve Güney Afrika. | TED | ولكن حينما أنظر للمستقبل فأنا مهتم جداً بوسط، غرب وشمال أفريقيا |
| İleriyi düşündüğünde neler yapabildiğini biliyoruz. | Open Subtitles | حسنا نعرف ماذا يمكن ان يفعل عندما يخطط للمستقبل |
| Neyse ki ileriyi düşünen biriyim. | Open Subtitles | لقد كنت محظوظاً على أي حال في التخطيط للمستقبل |
| Tamamen iki, üç, dört hamle ileriyi görmektir mesele. | Open Subtitles | أنها تتعلق بحركتين أو ثلاثة أو أربعة حركات مستبقة. |
| Tamamen iki, üç, dört hamle ileriyi görmektir mesele. | Open Subtitles | أنها تتعلق بحركتين أو ثلاثة .أو أربعة حركات مستبقة |
| İleriyi düşünen tek ben olduğum için herkes deli gibi koşuşturuyor. | Open Subtitles | بالطبع، أنا الوحيد الذي خطّط للمستقبل لذا الآخرون يجرون مذعورين |
| İleriyi düşünmelisiniz efendim. | Open Subtitles | يجب أن تنظر للمستقبل ، يا سيدي |
| Henüz burada icat edilmediğini biliyorum ama ben ileriyi düşünen bir hükümdarım. | Open Subtitles | أعرفأنهلم يتمإختراعههنابعد... لكنى حاكمة تنظر للمستقبل |
| Eh, ileriyi düşünüyorum, sevgilim. | Open Subtitles | ـ حسناً؟ ـ أنا أفكر للمستقبل عزيزي |
| Bazılarımız ileriyi düşünmek zorunda. | Open Subtitles | و بعضنا يجب أن ينظر للمستقبل |
| Ben çağırdım. İleriyi düşündüm. | Open Subtitles | هذا أنا ، التخطيط للمستقبل |