| Bunun insanları bilgilendirmemekle alakası yok. Bu, insanları hayatta tutmakla alakalı. | Open Subtitles | ليست مسألة إبقاء الناس بالظلام، بل إنها مسألة إبقاء الناس أحياء. |
| Buradaki insanları hayatta tutan tek şey o kristal. | Open Subtitles | هذه الكريستاله هى الشىء الوحيد .الذى يجعل هةلاء الناس أحياء |
| Burada tüm yaptıkları, insanları hayatta tutmaya çalışmak... | Open Subtitles | كل ما يفعلون بالداخل هو محاوله جعل الناس أحياء |
| Dinle, buradaki insanları hayatta tutma görevimiz var. | Open Subtitles | انصت ، واجبناهو الحفاظ على هؤلاء الناس أحياء. |
| Bu insanları hayatta tutmaya çalıştığımı biliyorsun, değil mi? | Open Subtitles | تعرف . أحاول الحفاظ على هؤلاء الناس أحياء |
| İşim insanları hayatta tutmaktı. | Open Subtitles | عملي كان أن أبقي الناس أحياء |
| İşim insanları hayatta tutmaktı. | Open Subtitles | عملي هو أن أبقي الناس أحياء |