| Ayrıca Kıyafetlerinde kireçtaşı ve silikon oksit vardı. | Open Subtitles | هناك أيضاً الحجر الجيري وأكسيد السيليكون على ملابسه |
| Ayrıca bu polenler. Özellikle menekşe polenleri. Kıyafetlerinde buldum. | Open Subtitles | أيضاً هذا لقاح، وتحديداً لقاح من زهرة البانسيه، وجدته على ملابسه |
| Ayrıca Kıyafetlerinde de kozmetik kalıntılara rastladık. | Open Subtitles | إضافة إلى مساحيق تجميل وُجدت على ملابسه. |
| Kıyafetlerinde kızın kanı vardı. Cinayet silahı üzerindeydi. | Open Subtitles | لديه دمائها على ملابسه لديه سلاح الجريمه معه |
| Kıyafetlerinde kurumuş kan bulamadım. Ne zaman vurulmuş? | Open Subtitles | لم أجد أيّ بقع دمّ جافّة على ملابسها متى أطلق عليها النار؟ |
| Kıyafetlerinde kan yok. | Open Subtitles | لا دم على ملابسه |
| Kıyafetlerinde kan lekeleri bulduk. | Open Subtitles | -وجدنا دمّ على ملابسه . |
| Ama görünüşe göre zavallı piçin Kıyafetlerinde lazım olandan çok daha fazla DNA varmış. | Open Subtitles | و لكن إتضح، بأن كان هنالك ما فيه الكفاية من الحمض النوويّ على ملابسها. التي كان يرتديها ذلك المغفل المسكين عندما قتل. |
| Kıyafetlerinde ve tırnak altlarında toprak var. | Open Subtitles | يوجد تراب على ملابسها و تحت اظافرها |