| Bak, Greg... dünya'da en son isteyeceğim şey kızımın üzülmesidir. | Open Subtitles | إستمع غريغ آخر ماأريده في هذا العالم هو إغضاب إبنتي |
| Duyduğum vakit kızımın görüşü sonunda kendini hayal kırıklığına uğrattı | Open Subtitles | في اللحظة التي علمت بأن إبنتي لن تتمكن من الرؤية |
| Her sabah kızımın yanında uyanıyorum, o tekrardan sağlıklı adamım! | Open Subtitles | كلّ صباح أستيقظ، إأجد إبنتي الصغيرة بصحة جيدة، يا رجل |
| Ama ben kızımın Yaratıcı'nın vücut bulmuş hali olduğunu her zaman biliyordum. | Open Subtitles | لكن دائماً ما وعيتُ أنّ أبنتي هي الخالقة تعيش فى تجسُد بشري. |
| kızımın oraya gitmesi konusunda ben de aynı şekilde hissettim. | Open Subtitles | كانت هذه نفس طريقة تفكيرى بشأن ذهاب ابنتى إلى هناك |
| Bu, benim ve İsrail bayrağını tutan kızımın bir resmi. | TED | هذه صورة لي و لابنتي و نحن نمسك بالعلم الإسرائيلي |
| Belli ki kızımın seksiliğini özleyen ders asan serserinin teki. | Open Subtitles | من الواضح أنه مهمل للحضور بالفصل و يفتقد لإثارة إبنتي |
| Doğum gününü benimle geçirmesi için kızımın başının etini yedim. | Open Subtitles | أزعجتُ إبنتي كثيراً من أجل أن تقضي عيد ميلادها معي |
| kızımın tecrübesi olmasına rağmen, medikal anlamda bir profesyonel değil. | Open Subtitles | عدى ما شهدته إبنتي من إستحقاق فهي ليست خبيرةً طبية |
| Daha da kötüsü, karım ve kızımın hayatını tehlikeye attınız. | Open Subtitles | و أسوأ من هذا عرضتم حياة زوجتي و إبنتي للخطر |
| Sana ailemden gibi davrandım ve sen kızımın bana cephe almasını mı sağladın? | Open Subtitles | لقد عاملتك كأحد أفراد عائلتي وأنت رددت الجميل بأن جعلت إبنتي تنقلب علي؟ |
| kızımın güvende olduğunu bilmeden ikisini birden getiririm mi sandın? | Open Subtitles | ماذا أتظن بأنني سأجلبهم كلاهما حتى أعلم بأن إبنتي بأمان؟ |
| kızımın içinde olduğu arabanın üstünde avuç içi izi vardı. | Open Subtitles | كانت توجد بصمةُ يد على السيارة التي كانت بها إبنتي. |
| Öz kızımın hayallerimi bozguna uğratmak için boyundan büyük işlere karışması. | Open Subtitles | حقيقة أن أبنتي قطعت كل هذه المسافة الطويلة كي تحطم أحلامي |
| Joan, kızımın senin yanında olma ihtimali var mı? | Open Subtitles | جوان هل هنالك أي أحتمال لوجود أبنتي معك؟ |
| kızımın Delhi gibi büyük bir şehirde oynamasına izin veremem. | Open Subtitles | ابدا. لن اترك ابنتى تلعب فى مدينة كبيرة مثل ديلهى |
| İster inan, ister inanma, bir keresinde kızımın erkek arkadaşının annesiyle yattım. | Open Subtitles | حسنا، صدقينى او لا، انا مرة اقمت علاقة مع ام صديق ابنتى. |
| Ama kızımın aşkı uğruna, rakun dostlarını terk edecek kadar bencil değilsin, öyle değil mi? | Open Subtitles | لكن, انت لست شخص اناني لكي تترك اصحابك الراكون بحق حبك لابنتي ,هل ستفعل هذا؟ |
| kızımın dediğine göre kendini savunma tekniğin baya iyiymiş. | Open Subtitles | بنتي الصغيرة هنا تُخبرُني بأنّك تلجئ الي الدفاع عن النّفسِ. |
| Ama hiçbiri kızımın başına tam olarak ne geldiğini açıklayamadı. | Open Subtitles | ولم يستطع أحد منهم أن يخبرني ماذا حدث بالضبط لإبنتي |
| kızımın maçlarını izleyemiyorum. Aşırı heyecanlanıyorum. | Open Subtitles | لا أستطيع رؤية إبنتى فى منافسة أصبح متوتراً |
| Sanırım küçük kızımın büyüdüğünü kabullenmek benim için biraz zor. | Open Subtitles | يبدو أنه علي أن أتقبل فكرة أن فتاتي الصغيرة تكبر |
| Kardeşini kızımın bluzu ile birlikte aşağıda görmek istiyorum. | Open Subtitles | أبعثى أختكِ بالاسفل مع بلوزة أبنتى فوراً |
| Öz kızımın nereden atlayacağımı söylemesine izin verecek değilim. Can benim canım. | Open Subtitles | لن أسمح لأبنتي أن تخبرني إن كان يجب أو لا يجب أن أقفز |
| Lütfen kızımın ona hamile kalmasını söylediğim için öldürüldüğünü söylemeyin. | Open Subtitles | أرجوكِ أخبريني أن ابنتي لم تقتل لأني أخبرتها أن تحمل |
| Şu anı gördüm üç kızımın da, güzel genç kadınlar olarak önümde durduğunu ve her şeyin güzel olacağını gördüm. | Open Subtitles | لقد رأيتُ هذه اللحظة، بناتي الثلاثة واقفات بجانبي كنساء جميلات ويافعات، ولذلك عرفتُ بأنَّ كل شيء سيكون على ما يرام |
| kızımın resitaline geç kalmam da cabası. | Open Subtitles | بدون الحاجة لذكر , أَنا متأخر على روايةِ بنتِي. |
| Kısa süre sonra tüm kulüp bana, kızımın kitabını aldıklarından bahsetmeye başladılar. | Open Subtitles | قريبا جدا , كل النادي اخذ يخبرني عن الكتاب الذي هو من صنع ابنتنا |
| Eğer küçük kızımın her zaman istediği düğünü yapmasına izin verirsen sana söylüyorum, hayatının sonuna kadar bunu hatırlayacak. | Open Subtitles | إذا أمكنك ان تجد في قلبك انا تجعل طفلتي الصغيرة تحصل على الزفاف الّتي دائما ما ارادته إنني اخبرك |