| kanında bakteri olmalı, bu yüzden zatürree için kültür ekeceğim. | Open Subtitles | سأفحص بكتيريا الدم، الالتهاب الرئوي ربما تكون بكتيريا في دمه |
| Kurbanın kanında, onların aile yadigarlarına benzer bir şey var da. | Open Subtitles | لأنه يوجد في دم ضحيتكم شئ يبدو كأحد هذه الطماطم الموروثة |
| Genelde gebelikten sonra en fazla birkaç hafta görünürler, ama nedense şu an kanında mevcut. | Open Subtitles | في العادة اننا نراهم فقط في الاسابيع الاولى بعد الولادة, لكن لسبب ما ما زال دمك يحتفظ بهم |
| Ama kanında çok olağandışı bir şey bulduk. Tıpta daha önce hiç görülmemiş bir şey. | TED | ولكننا وجدنا في دمها شيئا غير مُعتاد، لم يسبق وأن رآهُ أحد في الطب. |
| Toksik tarama, kanında alkol ve metamfetamine karışımı olduğunu gösteriyor. | Open Subtitles | تحاليل الدم تبين مزيج من المخدرات و الكحول في دمائها |
| Kurbanın kanında hiçbir alkol veya ilaç izi bulunamamış. | Open Subtitles | لا إشارة لأي من الأدوية أو الكحول في دماء الضحية |
| Nizamiyenin önüne gidiyorum ve üsse gelen her aracı durduracağım ve kanında yasal limit üzeri alkol bulunan her askeri tutuklayacağım. | Open Subtitles | وأوقف أي سيارة تعود إلى هذه الوحدة وسأعتقل أي جندي تزيد نسبة الكحول في دمه بواحد من الألف عن الحد القانوني |
| O bikaç ilaç almış ve galiba iyi gelmiş, çünkü kanında hastalığa rastlanmadı, ama bu iyileştiği anlamına gelmez. | Open Subtitles | لقد اخذ بعض الدواء وهو يعمل جيدا لانهم لم يكتشفوا ذلك فى دمه ولكن هذا لا يعنى انه بخير |
| Acil serviste yapılan kontrollere göre, kanında yüzde 10 oranında alkol bulunmuş. | Open Subtitles | حسب تقرير المعمل في الطوارئ فقد كانت نسبة الكحول في دمه 0.10 |
| Hastanın kanında sorun olduğunu ispatlamak için kanama zamanına bakın. | Open Subtitles | قوموا باختبار زمن النزف وأثبتوا أنّ دم مريضتنا قد جنّ |
| Bildiğim her şeyi denedim. Yeğenimizin kanında bulunan.. güç de buna dahil. | Open Subtitles | جرّبت كلّ ما أعلمه بما يشمل القوّة الكامنة في دم ابنة أخينا. |
| Nasıl olduysa kanında güçlendirilmiş kök hücrelere rastladım. | Open Subtitles | بطريقةٍ ما حصلت بصورة غنية على خلايا سلالية في دمك |
| -Artık nasıl olduğunu biliyorum, ancak kanında naqahdah yoksa hiçbir şey yapamazsın. | Open Subtitles | ماذا تفعل ؟ أنا أعلم كيف يعمل هذا الآن لكنك تحتاج للناكوادا فى دمك و إلا لن يمكنك أن تجعلها تفعل أى شئ |
| kanında Yıldız Geçidi'nin yapıldığı elementten izler var. | Open Subtitles | هناك أثر للمادة المصنوعة منها ستارغيت في دمها |
| Cassandra, hala kanında naqahdah taşıyor. | Open Subtitles | كاسندرا لا يزال لديها الناكوادا فى دمها. |
| kanında beyin sıvısı var. Ameliyathaneyi hazırlasınlar ve kardiyoya haber verin. | Open Subtitles | هناكَ مادّةٌ دماغيّةٌ في الدم أعلم العمليّاتِ بحضورنا واستدعِ الجرّاحةَ القلبيّة |
| Bebeklerinizi yiyecek, Mesih'in kanında boğulacaksınız! Kurtarılmayacaksın sen! | Open Subtitles | لن يتمكن الشبطان من إنقاذك الآن ستتغذى على أطفالك، وستغرق في دماء الرب |
| Çünkü kanında yılan zehri izlerine rastladılar. Tibet çıngıraklı yılanından. Bekle. | Open Subtitles | لأنّهم وجدوا آثار سم ثعبان في دمائها من عضّة أفعى تيبيتيّة. |
| kanında var. Elinde değil. | Open Subtitles | لكنك تربيت على أن تكون صالحاً ذلك يسري في دمائك وتعجز عن مقاومته |
| Erotizm onların kanında var. Modern cinsel kültür için bir yuva gibiler. | Open Subtitles | هذا في دمائهم, هم أشخاص من أجل الأشخاص الحارين |
| Bakın, size sorun çıkarırsa bırakın kendi kanında boğulsun. | Open Subtitles | الآن إسمعوا، لو عاملكم بأي إزدراء، دعوه يغرق في دمائه |
| kanında nitrojen var, beyin yerine benzin deposu taşıyor. | Open Subtitles | هو يحصل على غاز الضحك في دمّه ودبابة غاز لدماغ. |
| kanında tanımlayamadığımız bir şey var, tamam mı? | Open Subtitles | عثرنا على شئ في دمكِ لا يمكننا التعرف عليه |
| Bu senin kanında, babanın kanında ailenin kanında var. | Open Subtitles | إنه يجري بدمائك و بدماء والدك بدماء عائلتك |
| Bu onun kanında vardı. Veya şimdiki çocuklar ne diyorsa. | Open Subtitles | لقد كان الأمر يمشي بدمه أياً كان ما تدعونه إياه |
| Amiral bebeğin kanında bir şey bulduklarını söyledi. | Open Subtitles | الأدميرال قال أنهم قد وجدوا شيئاً ما بدم الجنين |