| Elektrik kesintileri olur ama belli bölgelerle sınırlı kalır. | Open Subtitles | ستكون هناك فترة انقطاع التيار لكن ليس لمدة طويلة |
| Elektrik kesintileri her zaman yıldırımı takip ederler, ...yıldırım, adanın elektrik santraline çarptığında meydana gelir. | Open Subtitles | اسمع، انقطاع التيار الكهربائي، يتبعه دائماً البرق حينما ضربت الصواعق محطة توليد الكهرباء في الجزيرة |
| Tüm şehirde güç kesintileri var. | Open Subtitles | هناك انقطاعات كهربائية فى جميع أنحاء المدينة |
| Tek yapabileceğim kesintileri yapmak ve başka bir gün savaşmak için hayatta kalmak. | Open Subtitles | لأخرج من هذي الورطه الشيء الوحيد فعله , هو عمل التخفيضات , وتعيش لتقاتل في يوم أخر |
| Hepsi meşgul, her zamanki gibi. Bütçe kesintileri işte. | Open Subtitles | ليس بعد , إنهم مضغوطين بالعمل كالعادة بسبب تخفيض بالميزانية |
| Önümüzdeki bir kaç hafta içinde, bütçe kesintileri hakkında tavsiyeler alıyor olacaksın. | Open Subtitles | في الأسابيع القليلة المقبلة ستستقبل توصيات لإجراء تخفيضات إضافية في الميزانية |
| Yeni bir fon kesintileri dönemine girdik. | Open Subtitles | بل إن هنالك جولة جديدة من تقليل الميزانية |
| Evet, bütçe kesintileri işte. | Open Subtitles | تبدو عتيقة نوعاً ما -أجل، إختزالات الميزانيّة، تعلم الأمر . |
| Güç kesintileri. Evet. Son zamanlarda çok oluyor. | Open Subtitles | انقطاع الطاقة، أجل يحدث ذلك عادة في الآونة الأخيرة |
| Elektrik kesintileri şehir çapındaki bir fırtına akımını izliyor. | Open Subtitles | هم في الواقع متصلين بواسطة الرياح الان، انقطاع الكهرباء تتبع التدفق الطبيعي |
| 12 iniş bölgesindeki iletişim kesintileri bu akşam da devam ediyor. | Open Subtitles | انقطاع الإتصالات عن جميع المواقع الإثني عشر يتواصل هذا المساء |
| Elektrik kesintileri şehir çapındaki doğal rüzgar akımını takip ediyorlar. | Open Subtitles | الان انقطاع الطاقة يتبع طبيعة المدينة هبوب الرياح |
| Şehir boyunca güç kesintileri yaşıyoruz. | Open Subtitles | لدينا انقطاعات كهربائيةُ في جميع أنحاء المدينةُ |
| Sıçayım. 70'li yıllarda elektrik kesintileri oluyormuş. | Open Subtitles | إنها الكلاب الضالة كانت تحدث انقطاعات للكهرباء في السبعينات |
| Güç kesintileri sırasında da muhtemelen bizi izlediğinin farkına vardım. | Open Subtitles | علمت أنك قد تكون تراقبنا أثناء انقطاعات الطاقة |
| Belediye, bütçe kesintileri yüzünden çöpleri haftada bir topluyor. | Open Subtitles | المدينة يختار فقط القمامة مرة واحدة في الأسبوع بسبب التخفيضات في الميزانية. هذا المكان يتحول الى بالوعة. |
| Bütçe kesintileri yüzünden bu gece buradaki son gecem. | Open Subtitles | هذا مؤسف لأنه مع كل التخفيضات في الميزانية الليلة هي آخر ليلة لي هنا |
| Şubenizde bütçe kesintileri nedeniyle eleman eksikliği yaşandığı doğru mu? | Open Subtitles | هل صحيح أن دائرة الشرطة حالياً تحت ضغط نقص الأيدي العاملة بسبب تخفيض ميزانيتها؟ |
| Bütçe kesintileri herkes gibi bizi de etkiledi. | Open Subtitles | نحن ضحايا تخفيضات الميزانية مثل كل شخص آخر ، ولكن نحن على يقين |
| Çünkü siyasiler ve PCC, bütçe kesintileri için doğruları söylüyorum diye beni sevmiyor. | Open Subtitles | لا يحبون مني قول الحقيقية في تقليل الخدمات |
| Evet, bütçe kesintileri işte. | Open Subtitles | -أجل، إختزالات الميزانيّة، تعلم الأمر . |
| Ayrıca buradaki kaynaklarımın dediğine göre bütçe kesintileri sebebiyle geçen yıl içerisindeki tek yasal dinleme evsiz katiliyle ilgili vakada olmuş. | Open Subtitles | .ومصادري هنا تؤكّد لي ذلك مع كل الإقتطاعات في الميزانيّة عمليّة التنصّت الوحيدة التي لديكم هذه السنة كانت في قضيّة قاتل المشرّدين |
| Bütün şu bütçe kesintileri yüzünden her şeyi savsaklıyorlar ve tüm pisliği bana yıkıyorlar. | Open Subtitles | مع كلّ حسومات الميزانيّة تلك، يشكّكون في كلّ شيء ويقصدوني مباشرةً بهذا الهراء |