| Beynin bir bölgesinde gerçekleşen bu güç kesintisi, bölgesel bir elektrik kesintisine benziyor. | TED | هذا مماثل لانقطاع الكهرباء في منطقة في الدماغ، انقطاع كهربائي موضعي |
| Elektrik kesintisi nedeniyle şehrin yarısı karanlıkta kalmıştı, ve ben de karanlıkta kalan tarafta yaşıyordum. | TED | كان نصف المدينة مظلما بسبب انقطاع الكهرباء، و كنت أسكن بالجانب المظلم. |
| Elektrik kesintisi, deprem, hiçbir şey geçici uykunuzu etkilemeyecek. | Open Subtitles | انقطاع الكهرباء , الزلازل أي شيء لن يؤثر في سنتكم الشتوية |
| Bir öğretmen grevi, bir güç kesintisi.. Okulu tatil edecek herhangi birşey. | Open Subtitles | مرض المعلّمة، إنقطاع الكهرباء، أي شيء من شأنه إلغاء الدوام الدراسي |
| Öğretmenlerin grevi, elektrik kesintisi, kar fırtınası[br]Okulu iptal edecek herhangi bir şey. | Open Subtitles | مرض المعلّمة، إنقطاع الكهرباء، أي شيء من شأنه إلغاء الدوام الدراسي |
| Saha ofisinde yangından sonra güç kesintisi oldu. | Open Subtitles | لقد انقطعت الكهرباء في المكتب الميداني بعد أن اندلعت فيه النيران |
| Geçen gece, mahallenizde elektrik kesintisi olduğu bildirildi. | Open Subtitles | كان هناك بلاغ بقطع التيار في منطقتك ليلة أمس |
| Kesik. Ama elektrik kesintisi güvenliği kapatmaz. | Open Subtitles | مقطوع.لكن انقطاع التيار لا يقطع الاتصال بالأمن. |
| Bir keresinde, bir konser sırasında bir enerji kesintisi oldu. | Open Subtitles | أحد المرات وأثناء الحفل الموسيقي حدث انقطاع للتيار الكهربائي |
| Bu herkes için geçerli. Hikâye elektrik kesintisi değil, Superman! | Open Subtitles | كما ذكرت آنفا ، الموضوع الرئيسي ليس انقطاع التيار بل سوبرمان |
| Anlaşılan enerji kesintisi sırasında bir şeyler arızalanmış. Her iki iticinin ateşlemesi için de geri sayım devam ediyor. | Open Subtitles | يبدو أنّ شيئاً تعطّل خلال انقطاع التيار لا يزال العدّ جارياً لإشعال المحركين |
| Güç kesintisi olur. Burası kapkaranlık olur. | Open Subtitles | سيكون هناك انقطاع بالتيار الكهربائي هذا المكان سوف يسود |
| Eyaletin yarısını kapsayan büyük bir güç kesintisi oldu. | Open Subtitles | نعلم انه كان هناك انقطاع للطاقة عن منتصف الولاية |
| Elektrik kesintisi olduğunda bütün sokağı bir ay besleyebilirsin. | Open Subtitles | ، إذا كان هناك انقطاع في التيار الكهربائي يمكنكِ إطعام الشارع بأكمله لمدة شهر |
| Hadi ama, Stephanie, elektrik kesintisi alt tarafı. | Open Subtitles | هيا .. ستيفاني انه انقطاع للتيار الكهربائي |
| Elektrik kesintisi sırasında bilgisayar açık kalmış. | Open Subtitles | الكمبيوتر مازال يعمل بعد إنقطاع الكهرباء |
| Elektrik kesintisi yayılmaya devam ediyor. | Open Subtitles | إنقطاع الكهرباء ينتشر، نصف الساحل الشرقي من غير كهرباء |
| Güç kesintisi filo düzeyindeydi Amiral. | Open Subtitles | إنقطاع الطاقة عبر الأسطول بأكمله , أدميرال |
| Beyler, başka bir elektrik kesintisi birazdan bu bölgeyi vuracak. | Open Subtitles | يا رفاق، سيكون هناك إنقطاع وشيك آخر للكهرباء سيغطي هذه المنطقة |
| Kulüpten aradılar da bir elektrik kesintisi olmuş ve anlaşılan bu akşamki partinin yiyeceklerinden bir kısmı bozulacak. | Open Subtitles | كنت أتكلم مع النادي، انقطعت الكهرباء فيه ويبدو أن بعض الطعام لحفلة الليلة قد فسد |
| Cesetler köprüye bırakılmadan önce 48 saniyelik bir elektrik kesintisi oldu. | Open Subtitles | شخص ما قام بقطع التيار الكهربائي عن بعد في الجسر لمدة 48 ثانية |
| Elektrik kesintisi. Buranın güç kaynağı iyi değil. | Open Subtitles | هذا إنقطاع للتيار الكهربي ، مزود الطاقة ليس جيداً هنا |
| Sizden herkes için geçerli yüzde yirmi maaş kesintisi istiyorum. | Open Subtitles | مـا رأيك في أن نقطع عليهم الطريق؟ أنـا أطلب 20 % خصم عـام على الأجور |
| Bangkok'ta her yıl 1500 elektrik kesintisi yaşanıyor. | Open Subtitles | "بانكوك" تشهد 1500 إنقطاعا للكهرباء في العام |
| Endişelenecek bir durum yok. Anlaşılan hafif bir enerji kesintisi yaşıyoruz. | Open Subtitles | أرجوكم، ما من داع للقلق، يبدو أننا نواجه إنقطاعاً طفيفاً بالتيار الكهربائي |
| Elektrik kesintisi sırasında 3 kişi öldü. | Open Subtitles | لقد مات ثلاث أشخاص أثناء العتمه |