| O kuzgunun, ya ışığı ya da karanlığıyla beni tüm dünyevi bağlardan kurtaracağını umuyordum. | Open Subtitles | وكنت أتمنى أن الغراب الأسود عبر ضيائه أو ظلامه سيحررنى من كل روابطى بالعالم |
| Bir kuzgunun neden çalışma masasına benzediğini biliyor musun? | Open Subtitles | ألديك أية فكرة عن سبب تشابه الغراب بالمكتب؟ |
| Bir kuzgunun neden çalışma masasına benzediğini biliyor musun? | Open Subtitles | ألديك أية فكرة عن سبب تشابه الغراب بالمكتب؟ |
| Bir masa ve kuzgunun benzer tarafları nelerdir? | Open Subtitles | ألديك أية فكرة عن سبب تشابه الغراب بالمكتب؟ |
| Ama tanrilar ne sana, ne bana, ne de baskasina kuzgunun bokunu bile vermez. | Open Subtitles | ولكن الآلهة لا يمنحوك رؤىّ الغراب أو لي أو لأحدٍ قط |
| Ama tanrılar ne sana, ne bana, ne de başkasına kuzgunun bokunu bile vermez. | Open Subtitles | ولكن الآلهة لا يمنحوك رؤىّ الغراب أو لي أو لأحدٍ قط |
| Sakat bir çocuk, ölü adamların Duvar'ın ötesinde ilerlediğini görmüş hem de üç gözlü bir kuzgunun sihirli yardımıyla. | Open Subtitles | يدعي صبي شلل رأيت الرجال الميتون، عن، ال التعريف، تاخم، أبعد من الجدار، بفضل المساعدة السحرية من الغراب مع ثلاثة عيون؟ |
| kuzgunun kanadına çarpan ay ışığı. | Open Subtitles | ترين ضوء القمر يلحق بجناح الغراب |
| Bir kuzgunun tüyleri gibi mavi ışıltılı. | Open Subtitles | بلمعة زرقاء مثل ريش الغراب |
| Çünkü Jeff, bir kaç yıl önce "Dolarlar için oyna" yarışmasında kuzgunun topuna yapıştırıcı sürüp elini yapıştırmıştı. | Open Subtitles | إن (جيف) قد لصق يد (الغراب لكرتهُ للبولنغ في دورة (الفوز بالدولار) قبل سنتين مضت |
| Kıyı'nın sadece bir kaç mil ötesinde Gökyüzü kuzgunun çağrısını çok özel bir yer kadar takip ediyor. | Open Subtitles | فقط بضعة أميال على طول الساحل سكاي) تتبع نداء الغراب) لمكان استثنائي جدًا |