| Hiç kimsenin ve hiçbir şeyin Ziyaretçilere zarar vermesine müsaade etmeyeceğim, nokta. | Open Subtitles | لن أسمح لأيّ شيء أو أيّ أحدٍ آخر أن يؤذي الزائرين، نقطة |
| Bunu yapanlar gibi tarihe geçmemize müsaade etmeyeceğim. | Open Subtitles | لن أسمح أن يتذكرونا بالمغفين الذين سمحوا بحدوث هذا |
| Sana söyleyeyim senin kan kaybından ölmene müsaade etmeyeceğim. | Open Subtitles | فقط حتى تعلم ، لن أدعك تنزف ، حتى الموت ، لا يا سيدي لأنني عندما أقوم بتقطيعك سأقوم بكيّك |
| Bağımsızlık Bildirgesini çalmana müsaade etmeyeceğim. | Open Subtitles | أنا لن أدعك تسرق إعلان الإستقلال |
| Onun ekipmanımı koklamasına bile müsaade etmeyeceğim. | Open Subtitles | لن أدع هذا الرجل يعرف أي شيء عن ادواتي بعد الآن |
| O budala Spencer'in benden bir rol daha çalmasına müsaade etmeyeceğim. | Open Subtitles | ان لن اجعل ذلك الاخرق سبينسر يلعب دور اخر من ادواري |
| Geleceğimizin bu herif tarafından dikte edilmesine müsaade etmeyeceğim. | Open Subtitles | لن ادع مستقبلنا يتم عرقلته بواسطة ذلك الرجل |
| Bizi buralara sürükleyen rüyamız pahalı çıktı. Yine de o İsveçli pezonun hayallerimizi yıkıp geçmesine müsaade etmeyeceğim. | Open Subtitles | لقد كان حلم الإيجار المُرتفع الذي جلبنا إلى هُنا لن أسمح لهذا السويدي بأنّ يقتل حُلمنا |
| Büyük gözler ve bir gülüş tarafından itilip kakılmama müsaade etmeyeceğim. | Open Subtitles | لن أسمح لنفسي للإندفاع بسبب العيون والأبتسامة |
| Güzel şehrimizin başına böylesine katlanılmaz bir kaderin gelmesine müsaade etmeyeceğim. | Open Subtitles | لن أسمح لمثل هذا المصير الكريه أن يطال مدينتا المحبوبة. |
| Duruşmamın düzeninin pis arzuların tarafından bozulmasına müsaade etmeyeceğim. | Open Subtitles | لن أسمح بأخذ القانون في محاكمتي بواسطة رغباتك الكريهة |
| Yapma! Aptal gibi davranmana müsaade etmeyeceğim! | Open Subtitles | توقف , لن أدعك تواصل التصرف كأحمق |
| Bunu yapmana müsaade etmeyeceğim, Greggy. Silahlarınızı indirin. | Open Subtitles | لن أدعك تفعل هذا ، جريجي ضع سلاحك أرضا |
| Bir daha yara sürüklenmeme müsaade etmeyeceğim! | Open Subtitles | أنا لن أدع نفسي تُسحب مرة أخرى نحو الحافة! |
| Artık hiçbir şeyin seni incitmesine müsaade etmeyeceğim, tamam mı? | Open Subtitles | لن أدع أي شيء يؤذيك بعد الآن,حسنا؟ |
| Ailemizin dağılmasına müsaade etmeyeceğim. | Open Subtitles | لن يحدث، لن أدع هذه الأسرة تفترق |
| Bu ailenin kendi kendisiyle savaşa girmesine müsaade etmeyeceğim. | Open Subtitles | لن اجعل هذه العائلة تخوض حربا مع نفسها |
| Ama Cleggler'in bunu öğrenmesine müsaade etmeyeceğim. | Open Subtitles | ولكن لن ادع الكليغز يعرفون ذلك |
| Hayır, ben bu işten yıkanıp çıkmalarına müsaade etmeyeceğim. | Open Subtitles | لا، أنا... أنا لن أدعهم يغسلون أيديهم من هذا الأمر |
| Onu susturmanıza müsaade etmeyeceğim! | Open Subtitles | لألعن قبل أن أسمح لك أن تسكتها |
| 2 ay boyunca herhangi bir maça çıkmana müsaade etmeyeceğim! | Open Subtitles | لن أسمح لكَ بالمشاركة في أيّ نزال خلال شهرين! |
| Hayaletime bir seri numarası yerleştirmelerine müsaade etmeyeceğim. | Open Subtitles | لن أسمح لهم بأن يضعوا رقماً تسلسلياً على شبحي. |