| Özel etkinliklere, genellikle de düğünlere nezaret ediyorum. | Open Subtitles | أنا أشرف على المناسبات الخاصّة و أغلبها حفلات الزواج |
| 25 kilometre ama iki büyük demir köprü yapımına da nezaret etti. | Open Subtitles | ستة عشر ميل ولكنه أشرف على بناء جسران كبيران للقطارات |
| Aldığım emir, silahlarınızın teslimine nezaret etmek. | Open Subtitles | طلباتي بأن أشرف على إستلام أسلحتك |
| Yeni gelenlerin doğrudan Birkenau'ya naklini sağlayacak demiryolu hattının bitirilmesine nezaret etti. | Open Subtitles | أشرف على إكمال خطّ سكة حديدية يسمح للقادمين الجدّد "أن يُجلبوا مباشرة إلى "بيركنوه |
| Tüm bulgular kataloglanırken kendisi de nezaret etmişti. | Open Subtitles | فلقد أشرف شخصيًا على فهرسة كلِ النتائج. |