| Laptopumuz, içindeki bütün bilgi ve notlarla beraber dereye düştü. | Open Subtitles | حاسوبنا النقال بكل الملاحظات والمعلومات سقط في الوادي |
| Örneğin, güzel bir kokuyla ya da birbiri ardına gelen özel notlarla. | Open Subtitles | مع العطر على سبيل المثال، أو تسلسل معين من الملاحظات. |
| - Anlaşılan çocuk yanında notlarla gelmiş. | Open Subtitles | على ما يبدو، أن الفتى أتى مع بعض الملاحظات |
| Orada, durumuna rağmen, neredeyse mükemmel notlarla liseden mezun oldu. | TED | و هناك، بغض النظر عن الوضع، تخرج من الثانوية بدرجات شبه كاملة. |
| Tabi ki güzel notlarla. Ne kadar istemesemde hepiniz büyüdünüz. Özellikle sen. | Open Subtitles | وقد حصلوا على درجات عالية و أنا كبرت في السن وأنا أحرم عليكم هذا خاصة انتي ابقي صغيرة |
| Bunun notlarla bir ilgisi yok, yalnızca eskizlerden ibaret. | Open Subtitles | لن تفيد هذه الملاحظات بأي شيء |
| notlarla ilgili makale yok. | Open Subtitles | لا المادة مع الملاحظات. |
| Böyle notlarla, hayatının geri kalanında sinemada bilet toplamak zorunda kalabilir. | Open Subtitles | بدرجات كتلك, فسوف تأخذ تذاكر للسينما لبقية حياتها |
| diye sorarlar. Ve lisede notlar açıklanmaya başlandığında ve "B" aldıklarında veya Tanrı korusun "C" aldıklarında, telaş içinde arkadaşlarına; "Bu notlarla doğru üniversiteye girebilmiş kimse var mı?" | TED | وبعد ذلك، عندما تبدأ الدرجات بالانخفاض في المدرسة الثانوية، ويحصلون على درجة "جيد جدًا"، أو درجة "جيد" لا سمح الله، فإنهم يراسلون أصدقائهم ويسألون: " هل استطاع شخص ما من قبل الذهاب للجامعة المناسبة بدرجات كهذه؟" |
| Tabi ki güzel notlarla. Ne kadar istemesemde hepiniz büyüdünüz. Özellikle sen. | Open Subtitles | وقد حصلوا على درجات عالية و أنا كبرت في السن وأنا أحرم عليكم هذا خاصة انتي ابقي صغيرة |