"olduğunu anlamak" - Translation from Turkish to Arabic

    • فهم
        
    • أفهم
        
    • أن نفهم
        
    • أن تفهم
        
    • لمعرفة
        
    • أن تفهمي
        
    • لإدراك بأنها
        
    • الأيام معرفة
        
    Ve serotoninin nasıl çalıştığını anlayabilmek için, serontonin mekanizmasının nerede olduğunu anlamak gerekir. TED ومن أجل فهم كيفية عمل السيروتونين، من المهم أن نعرف مكان آليات السيروتونين،
    Şimdiki zorlu görevimiz bundan uzak durmak, çoğunluğun nerede olduğunu anlamak ve bu soruda da bu açıkça gözüküyor. TED التحدي الموجود الان ان نذهب بعيدا من ذلك، فهم اين توجد الغالبية، والذي يظهر بشكل واضح في هذا السؤال.
    Evet, anlıyorum dostum. Onu hepimiz özlüyoruz. Ama belki neler olduğunu anlamak sana biraz bilemiyorum, biraz rahatlamış hissettirebilirdi. Open Subtitles أجل ، أفهم هذا يا رجل ، كلنا نفتقدها لكن ربما فهم ما حدث يعطيك ، نهاية نوعاً ما
    Ne olduğunu anlamak istiyoruz ama bunu yapmak için sizinle konuşmamız gerekiyor. Open Subtitles نريد أن نفهم ماذا حدث ولكن لكي نقوم بهذا علينا التحدث معكِ
    Böylelikle Bertha'ya neler olduğunu anlamak için biraz daha araştırma yaptı ve Bertha ona gerçeği söyledi. TED لذا تعمقت في الفحص حيث حاولت أن تفهم ما الذي يحصل مع السيدة بيرثا، والسيدة بيرثا أعطتها حقيقة الحقيقة.
    O kişinin sen olduğunu anlamak için dâhi olmaya gerek yok. Open Subtitles نعم، انها لا تحتاج إلى عبقرية لمعرفة أن هذا هو أنت.
    - Franny, bu ülkede erkek olmanın ne demek olduğunu anlamak zorundasın. Open Subtitles عليك أن تفهمي ما يعنيه أن يكون المرء رجلاً بهذه البلاد
    Nasıl olduğunu anlamak için bu ajandayı didik didik ettim. Open Subtitles كنت أتصفح دفتر المواعيد هذا أحاول فهم كيف حدث ذلك
    Dağılmanın ne olduğunu anlamak önemli, çünkü bundan nasıl kurtulacağımızı ve bu sayede beden ve beyinlerimizin içini nasıl göreceğimizi göstereceğim. TED أريد منكم فهم معنى تبعثر الضوء، لأريكم كيف نتخلص منه حتى نرى ما في أعماق أجسامنا وأدمغتنا.
    Örgüt daha karmaşık hâle geldikçe, gerçekten neler olduğunu anlamak daha da zorlaşıyor. TED وكلما كانت المنظمة معقدة، كلما زادت صعوبة فهم ما يحدث بالفعل.
    Bir hastalığın neden yayıldığını, matematiksel bir denklemin nasıl işlediğini ya da bir arkadaşının canının neden sıkkın olduğunu anlamak sadece indirmekten fazlasını gerektirir. TED فهم سبب انتشار مرض معين أو كيف يعملُ البرهان الرياضي أو لماذا يشعرُ أصدقائكم بالإحباط ينطوي على أكثر من مجرد التحميل.
    Bunun ne olduğunu anlamak için Eskiler'in dilini bilmem gerekmiyor. Open Subtitles لا داعي لأن أجيد لغة القدماء كي أفهم معناها
    Ama artık bir kadınım, kadın olmanın bir parçası da kalplerin karmaşık şeyler olduğunu anlamak. Open Subtitles لكنني امرأة الآن، وهذا يعني أن أفهم أن القلوب هي شيء معقد.
    Bu sessiz, görünüşte soyut resme denk geldim ve niye bu denli derin anlamlarla yüklü olduğunu anlamak için iki kere hatta üç kere bakmak zorunda kaldım. TED مررت بهذه اللوحة التي تبدو تجريدية هادئة، وتوجب عليَّ مضاعفة النظر نحوها مرتين، وحتى ثلاث مرات، كي أفهم سبب تردد صداها العميق جدًا.
    İslam geleneğinin özünde tek tanrıcılığı, yani Arapça'da "tevhit" dediğimiz tabiri, Allah'ın tek olduğunu anlamak çok önemlidir. Open Subtitles ما هو مهم جدا في التقليد الإسلامي أن نفهم جوهر للايمان وهو ما نسميه التوحيد فى العربية
    Reklamların bir tür propaganda aracı veya kategorisi olduğunu anlamak önemlidir, Open Subtitles من المهم أن نفهم أن الإعلان هو نوع، أو فئة من الدعاية.
    Neden daha karmaşık olduğunu anlamak isterseniz biraz ilginç birşeyle başlamama müsaade edin. TED وإذا أردت أن تفهم كيف انها أكثر تعقيدا اسمحوا لي أن أبدأ بشئ ما مثير.
    Rusça, İspanyolca ya da İngilizce olduğunu anlamak için bağlama ihtiyaç duyarsınız. TED أنت بحاجة إلى سياق لمعرفة ما إذا كنت تسمع الروسية أو الإسبانية أو الإنجليزية.
    Çocuk hayatta olduğu sürece bunun yasadışı olduğunu anlamak zorundasın. Open Subtitles يجب أن تفهمي الأمر غير قانوني ما لم يكن الطفل حي
    Sevgilisi olduğunu anlamak için dahi olmak gerekmiyor. Open Subtitles والأمر لا يحتاج إلى عبقرية لإدراك بأنها خليلته
    Artık kimin kim olduğunu anlamak epey zor. Open Subtitles من الصعب في هذه الأيام معرفة الناس

    Most frequent words and phrases

    Arabic-Turkish: 10k, 20k, more | Turkish-Arabic: 10k, 20k, more