| Oradan kaçtığında oldukça büyük bir açığı ortaya çıkardın. | Open Subtitles | لقد كشفت الكثير من الحفر الكبيرة عندما قمتِ بفعلتكِ تلك |
| Beni öldürmek için yaptığın bu zavallı girişimde kendini ortaya çıkardın. | Open Subtitles | , في محاولتك التافهة لقتلي فقد كشفت نفسك |
| O küçük arkaya bakışınla zayıflığını ortaya çıkardın. | Open Subtitles | انظر؟ نظره قليلة إلى الوراء... أنت كشفت ضعفك |
| Polina'nın birçok sorunu vardı, ama sen onun içindeki iyiliği ortaya çıkardın. | Open Subtitles | ، كانت (بولينا) تعاني الكثير من المشاكل . لكنّكِ، أظهرتي الخير فيها |
| - Esaslı konuşmaydı. - İyi tarafımı ortaya çıkardın. | Open Subtitles | ّ كلامٌ لا بأس به ّ أنت تبرز أفضل ما في داخلي |
| Şampuan foyasını ortaya çıkardın. | Open Subtitles | لقد كشفت احدى احتيالته الكبيرة |
| Tam tersine, gerçeğin sadece bir kısmını ortaya çıkardın. | Open Subtitles | على العكس,لقد كشفت جزء فقط من الحقيقة |
| Bana bir hava aracı getirdin ve de aramızdaki bir yılanı ortaya çıkardın. | Open Subtitles | و كشفت الخائن بيننا |
| İki yaşlı kadının entrikasını ortaya çıkardın. | Open Subtitles | لقد كشفت مخطط سيديتين كبيرتين |
| Nolcorp'taki gizli varlıklarından birini zaten ortaya çıkardın. | Open Subtitles | لقد كشفت بالفعل واحدة من ممتلكات .(أبيك سرية في (نولكورب |
| Anne'ye büyü yapmış efsuncunun kim olduğunu ortaya çıkardın mı yoksa? | Open Subtitles | ? هل كشفت من هو المشعوذ الذي سحر . |
| - Haini ortaya çıkardın... Bartholomew itiraf etti. | Open Subtitles | أنت كشفت الخائن ، (بارثالميو) إعترف |
| Somali resimlerini ortaya çıkardın. | Open Subtitles | (أنت كشفت عن صور (الصومال |
| ve sen ortaya çıkardın. | Open Subtitles | وكنت كشفت. |
| Kendini ortaya çıkardın. | Open Subtitles | قد أظهرتي نفسك. |
| - Esaslı konuşmaydı. - İyi tarafımı ortaya çıkardın. | Open Subtitles | " كلامٌ لا بأس به " " أنت تبرز أفضل ما في داخلي" |