| Çocukken oynadığımız bir oyundu sadece. Beni onun gibi giydirmiştin. | Open Subtitles | هو مجرد لعبة لقد كنا أطفالاً لقد جعلتيني أرتدي مثله |
| Çocuklar, kumar oynama kısmını geçeceğim. Dediğim gibi çok karışık bir oyundu. | Open Subtitles | يا أولاد سأتجاوز فترة المُقامرة لانه كما قلت هي لعبة مُعقدة جداً |
| (Gülüşmeler) Hatırlıyorum da, kendi kendime oynadığım bir tür oyundu bu, sıkılınca kendimi neşelendirmek için yapardım. | TED | أتذكر أنها كانت لعبة اعتدت على لعبها مع نفسي لتسلية نفسي إذا شعرت بالملل أو الإحباط |
| Bu akşamki büyük bir oyundu, bunun için kendimden iğreniyorum. | Open Subtitles | إنها مباراة مستمرة الليلة . ولا أحب أن أشارك فيها |
| Sana söylüyorum.Muhteşem oyundu.İki defans koşusu.Bir üçlü.Altı RBls.İnanamıyorum. | Open Subtitles | كانت مباراة رائعة ثلاث جولات متتالية بأنتصار |
| Büyük kurtarıştı. Amma oyundu be. Bizi şampiyonaya soktun. | Open Subtitles | ،أبليت حسناً اليوم يا رجل، يا له من لعب أوصلتنا إلى البطولة |
| Dün akşamki sahne bir oyundu, anlıyor musun? | Open Subtitles | ذلك المشهد ليلة أمس كان كله لعبه تمثيليه. |
| Aşk onun için bir oyundu. Gülmesini sağlardı, diyebilirim. | Open Subtitles | الحب كان لعبة بالنسبة لها كان يجعلها تضحك |
| İşin aslı oynadığımız bir oyundu. | Open Subtitles | كنتيجة لإطلاق النار ؟ بشكل آخر كانت لعبة كنا نمارسها |
| Ah ne oyundu ama! . Maç Yankee'lere dönebilirdi. | Open Subtitles | يا لها من لعبة, واليانكيز قد تحولوا بالربع السادس |
| Bu şey başladığında aptalca, çocukça bir oyundu. | Open Subtitles | أعتقد أن الأمر بدأ لقد كانت لعبة غبية وغير ناضجة |
| 12 yıl önceydi. Sadece bir oyundu. | Open Subtitles | لقد حدث هذا من 12 عام يا رجل كانت مجرد لعبة |
| 12 yıl önceydi. Sadece bir oyundu. | Open Subtitles | كان ذلك من 12 عاماً يا رجل كانت مجرد لعبة |
| Mükemmel bir oyundu, sadece kimsenin hoşuna gitmiyordu. | Open Subtitles | انها كانت لعبة جيدة فقط لم يجد اي احد انها ممتعة |
| Bu bizim bu analiz ünitesinde.. oynadığımız bir oyundu. | Open Subtitles | إنها لعبة كنا نلعبها في وحدة التحاليل السوفيتية |
| - Müthiş oyundu. Kanat mı taktırdın ne? | Open Subtitles | مباراة رائعة تريد الفخذ او الجناح او شيئ اخر ؟ |
| - Hayır, hayır. Çok iyi yerleştirdin. - Güzel oyundu, tatlım. | Open Subtitles | ـ لا لا، لقد كانت ضربة جيدة للغاية ـ مباراة جيدة يا عزيزي |
| - Evet. Evet, iyi bir oyundu. - Evet, öyleydi. | Open Subtitles | نعم ، نعم ، كانت تلك مباراة جيدة نعم ، كانت كذلك |
| Güzel oyundu! - Siz Dünya Kupası'na nasıl katıldınız? | Open Subtitles | لعب جيد كيف استطعتم الوصول لبطولة العالم ؟ |
| oyundu, söylemiştim. Gerçekçi bir şekilde oynadım. | Open Subtitles | لقد أخبرتك انها لعبه وانا لعبتها بشكل حقيقي |
| Güzel oyundu. "Derin"likli bir oyun. | Open Subtitles | إنها مسرحية جيدة وهى عميقة أنا أعتقد هذا |
| - Bu elbise, sarhoş rolü yaptım ve evlenme isteği elbiseme şarap dökmen... hepsi oyundu. | Open Subtitles | هذا الباس الرخيص ، أن أبدو ثمله أتلهف للزواج سكب النبيذ على اللباس كان كله تمثيل |
| Güzel bir oyundu. | Open Subtitles | كانت مباراه جيده |
| Sanırım bu mezunlar gecesi paramızı almak için yarattıkları bir oyundu. | Open Subtitles | بدأت أرى أن حفل الخريجين هذا كان مجرد حيلة لنهب أموالنا |
| Çok karmaşık bir oyundu. | Open Subtitles | لقد كانت خُدعة مُتقنة تم تمويلها والتخطيط لها |
| Babamla oynadığımız en sevdiğim oyundu bu. | Open Subtitles | كانت هذهِ لعبتي المفضّلة الّتي أبي وأنا نلعبُها |
| -Bütün bunlar bir oyundu! | Open Subtitles | كان مجرد تمثيلاً لقد انتهينا هنا - كان تمثيلاً - |
| Hoş geldin. İyi oyundu. | Open Subtitles | مرحباً بعودتك كانت لعبةً متقنة |