| Düşük kalitede yağ koyarsan, önemli motor parçalarına zarar verebilirsin. | Open Subtitles | فعندما تضع زيتا من نوعية رديئة فإنك تسبب ضرا دائما لقطع المحرك |
| Çünkü kendime inanmıyordum, gerçek kendime, tüm parçalarıma hepimizin tüm parçalarına. | TED | لأنني لم أكن أومن بنفسي.. أنا الحقيقية، أنا بكل أجزائي.. كل الأجزاء مننا جميعا. |
| Erkek olanı ısıramaz, ısırmaz, sizi ısıracak ağız parçalarına sahip değiller. | TED | الذكر لا يستطيع عضك، لن يعضك لأنه ليس لديه أجزاء الفم الخاصة بالعض. |
| Büyük parçaları olan tuzlu mu tatlı mı olduğunu anlamadığım yapışkan bir şeysin ve küçük parçalarına ayrılmalısın. | Open Subtitles | أنت قطع كبيرة من الأشياء اللزجة ولا يعلم أن كانت مالحة ام حلوة وعليك تقسيمها لأجزاء صغيرة |
| Kızları kesip parçalarına ayırmak benim görevim mi? | Open Subtitles | وهل تقطيع الفتيات إلى قطع بحجم الفم يناسبني أنا؟ |
| parçalarına ayrılmadan önce onu oradan çıkarmayı başardım. | Open Subtitles | انا انقذته قبل ذلك والا كان تحول الى شظايا |
| Şimdi telefonun parçalarına bakıyor. | Open Subtitles | هي الآن تنظر إلى أشلاء الهاتف |
| Annem burada sigara içtiğini öğrenirse seni parçalarına ayırır. | Open Subtitles | إذا سمعت أمى أنك تُدخن هنا فسوف تُقطعك إرباً |
| Olmalısın çünkü bunu parçalarına ayırmak hoşuma gidiyor. | Open Subtitles | عليك ذلك لأنني أحاول تفكيكها لقطع |
| Traktör parçalarına mı? | Open Subtitles | أتحتاجان لقطع غيار؟ |
| Bırak onu gitsin Drake, yoksa oğlunu parçalarına ayırırım. | Open Subtitles | ( دعه يذهب ( دريك .. و إلا سأقطع صبيك لقطع |
| Binlerce farklı koku, görünmeyen bir kanal oluşturmuş gibiydi hepsini en küçük parçalarına kadar ayırıp içine çekiyordu. | Open Subtitles | آلاف على آلافِ من الروائحِ تؤلِّف ثريداً مخفيّاً تحلَّل إلى أكثر الأجزاء ضآلةً وبعداً |
| Seni darmadağın ettim ama en iyi parçalarına dokunmadım. | Open Subtitles | لقد أقحمت مؤخرتك، لكنّني تركت كلّ الأجزاء الجيّدة. |
| Henüz bitirmedik. Şimdi kurbanın kafasının arkasına saplanmış cam parçalarına dönersek. | Open Subtitles | لنحول انتباهنا إلى الأجزاء الزجاجية المغروسة في مؤخرة رأس ضحيتنا |
| Bileşen parçalarına yayılımını incelemek oldukça keyifli. | TED | إذًا من الجميل أن تقسّم التمدد إلى أجزاء رئيسية. |
| İnanıyorum ki besinlerin gücünün evimizde bizi yaşamın en iyi parçalarına bağlayan önemli bir yeri var. | TED | أعتقد إعتقاداً راسخاً أن لقوة الغذاء مكان بدائي في منازلنا التي تربطنا بأفضل أجزاء من الحياة. |
| Eğer bir şeyi parçalarına ayırmak istiyorsan Önce nasıI çalıştığını öğrenmek gerekir. | Open Subtitles | يجبُ أن تعرف طريقة عمل الشيء إذا أردت تقسيمه لأجزاء |
| Yani sonuç olarak kalbimi yapboz parçalarına çevirmek istiyorsunuz. | Open Subtitles | إذا عمليا، جميعكم تريدون تقطيع قلبي إلى لعبة تركيب. |
| Kafatası parçalarına gömülü iri kum taneleri buldum | Open Subtitles | لقد وجدت ميكروبات رملية مطمورة داخل شظايا الجمجمة |
| Aslında, parçalarına ayrıldı. | Open Subtitles | تحول إلى أشلاء في الواقع |
| Çünkü eğer onları önce ben bulursam onları çıplak ellerimle parçalarına ayırırım. | Open Subtitles | ، لأنّي إن وجدتهم أوّلاً . سأمزقهم إرباً بيداي العاريتان |
| Mühendisliği ve nesnelerin nasıl çalıştığını, okulda değil, parçalarına ayırarak ve bu inanılmaz derecede karmaşık cihazları inceleyerek öğrendim. | TED | تعلمت عن الهندسة وكيفية عمل الأشياء، ليس في المدرسة لكن من خلال تفكيك ودراسة هذه الأجهزة المعقدة بشكل رائع. |
| - Ve Thebai'nin çıldırmış kadınları, ...bakhalar da, onu parçalarına ayırır. | Open Subtitles | بعد ذلك، نساء طيبة الجامحات الباكوسيات، قاموا بتقطيعه الى اجزاء |