| Basitçe söylemek gerekirse, Bay Florrick son on yılını politikacı olarak geçirdi. | Open Subtitles | بكل اختصار، فإن السيد فلوريك قد قضى السنوات الماضية يمارس عمله السياسي |
| Yani, ortalama bir Apple müşterisini düşünün: Bir bankacı, bir avukat, bir doktor, bir politikacı. | TED | لذلك بالنسبة لمتوسط مستخدمي أبل: المصرفي، المحامي، الطبيب، السياسي |
| Bir avukat ya da politikacı ya da adaletsizlikle mücadele eden herhangi bir şey olmak istiyor. | TED | تريد أن تصبح محامية أو سياسية أو أي شيء يساعد على محاربة الظلم. |
| Eğer annem zengin veya politikacı olsaydı onu kurtarmanın bir yolunu bulurlardı. | Open Subtitles | لو كانت أمي ثرية أو من السياسيين كانوا سيعثرون على طريقة لإنقاذها. |
| Şey, peki ya politikacı olmasaydınız da insanlara iyi şeyler yapmaya çalışsaydınız? | Open Subtitles | ماذا لو لم تكن سياسياً يعمل لصالح الشعب؟ |
| Hadi ama. Bol miktarda harika kadın politikacı var. | Open Subtitles | بربك، هناك الكثير من النساء المدهشات في السياسة |
| Ağabeyinin, benim seviyeme asla inmeyecek bir politikacı olduğunu sanıyordum. | Open Subtitles | ظننت أن أخيك رجل سياسى لن ينزل أبداً الى مستواى |
| Sana dün politikacı demiştim ve yanılmışım. | Open Subtitles | انا قد دعوتك سياسيا بالأمس و.. أنا كنت مخطئا |
| Politik bir pozisyonu olmayan bir adam için, politikacı olarak düşünebilirsin, | Open Subtitles | الرجل الذي لا يوجد عنده موقع سياسي، تعتقد بأنة رائع مثل السياسي. |
| Sen şu taşeronlar ve şu politikacı bana oyun oynadınız değil mi? | Open Subtitles | بينك وبين المتعاقدين الفرعيّين و ذلك السياسي اللعين لقد خدعتموني جميعا ، صحيح ؟ |
| Nereye gidiyorsun? Başkan West'in ne kadar üçkağıtçı bir politikacı olduğunu açığa çıkaracağım. | Open Subtitles | أنا ذاهب لفضح العمدة ويست على أنه السياسي الفاسد |
| Fakat, Zimbabve'de yaşarken, kendimi bir avukat veya politikacı rolünde görmüyordum. | TED | ولكن بينما كنت أعيش في زيمبابواي، لم أكن أرى نفسي كمناصرة أو سياسية. |
| Akademisyen, gazeteci veya politikacı değilim. | TED | أنا لست شخصية أكاديمية، صحفية أو سياسية. |
| Söylemesem daha iyi olur. Kardeşim politikacı. Anlarsınız ya. | Open Subtitles | أفضّل ألا أقول، أخي شخصية سياسية أتفهمني؟ |
| 19. yüzyılda, "doodle" yozlaşmış bir politikacı için kullanılıyordu. | TED | في القرن 19 ، كانت الكلمة لقب لأحد السياسيين الفاسدين. |
| Hatta, birçok politikacı öyle onaylama oranlara sahip olmak isterdi. | TED | في الحقيقة انا اعتقد أن معظم السياسيين سيكونون سعيدين لوجود هذا النوع من ارقام الاستطلاع |
| Hep iyi bir politikacı olacağını düşünmüştüm. | Open Subtitles | لطالما ظننتُ أنَ لديكَ الموهبَة لتكون سياسياً رائِعاً |
| politikacı olmak isteyen sahtekarlara yardım eden biri. | Open Subtitles | هو واحد من المحتالين يحاول أن يكون سياسياً. |
| Dünyanın en cömert ve duyarlı insanlarından biri çok parlak bir politikacı güvendiğim ve el üstünde tuttuğum biri. | Open Subtitles | لقد أثبتَ أنه أكثر سخاءاً وحساسية مدهش جداً في السياسة شخص أثق به ومحبوب جداً |
| Eski olimpiyat şampiyonu, doktor, üniversite profesörü ve dürüst politikacı! | Open Subtitles | بطل أوليمبى سابق... طبيب بروفيسور فى الجامعه و سياسى محترم |
| En başta şunu vurgulamak istiyorum Hz. Elijah Muhammed bir politikacı değildir. | Open Subtitles | علىَّ أولا ً أن أوضح أن الموقر "إليجا محمد" ليس سياسيا ً |
| politikacı şahıslara suikast yapmak için Avrupa'nın en iyi tetikçilerini topluyor | Open Subtitles | أنها تجند أفضل القتلة الأوربيين لأغتيال الشخصيات السياسية |
| Bir politikacı 42 ayda birçok zarar verebilir. | Open Subtitles | السياسى يمكنه عمل العديد من الأضرار فى 42 شهر |
| Ayrıca ben, bir kaç beyaz politikacı için kurban kesecek de değilim. | Open Subtitles | بالإضافة إلى ذلك , لن تكون هناك أية قرابين لأجل أي سياسيين بيض. |
| Lyndon Johnson bir politikacı! Ahlaksız olduklarını bilirsin. | Open Subtitles | ليندون جونسون رجل سياسة تعلمين نوع الأخلاق التي يملكها هؤلاء الرجال؟ |
| Piç kurusu politikacı silah kontrolü hakkında ...atıp tutarken, ağlıyor. | Open Subtitles | يتحدث السياسيون عن السيطرة على التسلح , هو يبكي |
| Ridzik, bizler polisiz politikacı değiliz. | Open Subtitles | ...نحن ضباط شرطة ولسنا سياسيون |
| Hiçbir politikacı kadınların ceset torbalarıyla eve dönmesini kaldıramaz. | Open Subtitles | لا يمكن لسياسي أن يسمح أن تعود جثة إمرأة إلى الوطن في أكياس الجثث, وخصوصاً أنا. |
| Ama toplum içinde rüşvetçi bir politikacı olarak küçük düşürülme fikri... | Open Subtitles | لكن فكرة التعرٌض إلى الإهانة علنيا كسياسي فاسد |