| Herkes roketlerin pahalı olduğunu sanıyor, bir dereceye kadar öyleler, normal uçak biletleriyle nasıl bir rekabet yapabiliriz? | TED | الجميع يعتقدون أن الصواريخ باهظة الثمن، وإلى حد كبير هي كذلك، فكيف يمكننا منافسة تذاكر الطيران هنا؟ |
| Bu da aynı geçen senelerde şu roketlerin indiği gibi, | Open Subtitles | هذا هو الطريق نفسه سقطت تلك الصواريخ منذ سنوات، |
| roketlerin başlığına atom bombaları yerleştiriyorlar. | Open Subtitles | إنهم يضعون قنابل ذرية على رؤوس الصواريخ الأن |
| Bu roketlerin tıpkı dizüstüler, telefonlar ve tabletler gibi arayüzleri var. | Open Subtitles | هذه الصواريخ مُرتبطة كالحاسوب المحمول، والهواتف، والأجهزة اللوحيّة. |
| roketlerin yaratıldığı dönemde doğdular. | Open Subtitles | كان موجودين عندما ولدت الصواريخ |
| Nikita Kruşçev, bugün Başkan Kennedy'in kriz başladığından beri kendisinden yapmasını istediği şeyi tam olarak yaptı. Küba'daki Sovyet füze üslerinin kaldırılması ve roketlerin Sovyetler Birliği'ne geri dönmesi emrini verdi. | Open Subtitles | نيكيتا خروتشوف فعل اليوم بالضبط ما طلبه الرئيس كينيدي منه عند بداية الازمة هو امر بتفكيك قواعد الصواريخ السوفيتية في كوبا |
| Yazılımım bir IP ağı içerisinde roketlerin erişilebilir olduğunu yeri bulabilir bunu da takip edilebilir bir ping atarak yapıyor, başka nasıl denir bilemedim. | Open Subtitles | يُمكن للبرنامج أن يختبر لو كانت الصواريخ سهلة الوصول عبر شبكة انترنت، ممّا يخلق أزيزاً قابلاً للتعقب وذلك لقلّة وجود كلمة مُناسبة. |
| roketlerin kızıl parıltısı, havada patlayan bombalar. Bum. | Open Subtitles | أضواء الصواريخ الحمراء وهي تفرقع،القنابل وهي تنفجر في الهواء، بووم! |
| CA: Bu roketlerin potansiyel bir işlevi daha var. | TED | (كريس): وهذه الصواريخ لديها وظيفة أخرى محتملة، أخيراً. |
| Ve roketlerin kırmızı parıltısı | Open Subtitles | ووهج الصواريخ الأحمر |
| Böylece roketlerin ısınması engelleniyor. | Open Subtitles | -لهذا الصواريخ الحرارية لن تستطيع |
| # Ve roketlerin kızıl ışığı! # | Open Subtitles | و وهج الصواريخ الحمراء *ليس من النشيد* |
| Pekâlâ, önce roketlerin yerini bulup yeniden programlayacağız sonra da ilk durak olan Cancun'da inip kaçacağız. | Open Subtitles | حسناً، حالما نقوم بتحديد موقع الصواريخ وإعادة برمجتها، فسنخرج عند أوّل استراحة في (كانكون). |
| Ve roketlerin kırmızı parlaması | Open Subtitles | ووهج الصواريخ الأحمر |
| CA: Yani SpaceX roketlerin düzenli yeniden kullanılabilirliğini adeta rutin gösteriyor, bu da şu anlama geliyor ki başka hiçbir milli uzay programının başaramadığı bir şey yaptınız. | TED | (كريس): أعني، أن (سبيس أكس) جعلت عادة إعادة استخدام الصواريخ تبدو مثل الروتين تقريباً، مما يعني أنكم قمتم بفعل شيء لم يكن أي برنامج فضاء وطني، مثلاً، قادراً على فعله. |
| bugünkü köşemizde Crab Sonoshee var. roketlerin kilitlenmesini engelleyecek bir etkiye sahip. | Open Subtitles | التالي في نشرة اليوم سنتحدث عن (كراب سُنوشي) المحرك الجديد يستطيع تفادي الصواريخ عن طريق خفض حرارته عن طريق الكاميرا الحرارية ، تستطيع رؤيه إنه أقل حرارة |
| Aston Reynolds'un roketlerin yerlerini değiştirdiğini bilmiyordum... | Open Subtitles | - تم نقل مقر الصواريخ... - حسنا. |
| - roketlerin yakıt tankları yolda. | Open Subtitles | -لقد نفذت حصة وقود الصواريخ . |