| Ve beklendiği üzere, dokunuş romantizm için can alıcı noktadır. | TED | وبشكل غير مفاجئ، فإن اللمس يعتبر عاملا مهما في الرومانسية. |
| Belki de biraz mutluluk iksirine ya da romantizm ilacına ihtiyacın var. | Open Subtitles | إذن أنت ربما بحاجة إلى القليل من إكسير النشوة أو علاج الرومانسية |
| Bildiğin gibi, romantizm ve hediyelerle dolu geleneksel bir akşam planladım. | Open Subtitles | كما تعلم، لقد خططت من اجل مساء تقليدى من الرومانسية والهدايا |
| Geri kalan günlerini, gerçek aşkınla görkemli bir romantizm içinde geçirmen gerekiyordu. | Open Subtitles | كان من المفترض أن تقضي أيامكِ في بهجة رومانسية مع حبكِ الحقيقي |
| Eğer romantizm ve heyecan yoksa, evli olmanın anlamı ne? | Open Subtitles | إذا لم أحصل على الرومنسية والإثارة فما فائدة الزواج ؟ |
| Sen korkuyla ilgilensen iyi olur. romantizm hiç sana göre değil. | Open Subtitles | ، من الأفضل أن تبقي على الرعب . لا تناسبكِ الرومانسية |
| Bir kere takipçi sapığa kapını açtın mı tüm romantizm ölüyor. | Open Subtitles | إنه أمر محزن جداً. حالما تسمحين للمطارد بالدخول كل الرومانسية تموت. |
| Oscar Wilde da aynı şeyi romantizm için söyler. | TED | أوسكار وايلد قال نفس الشيء بحصوص الرومانسية. |
| Belki de bu rahatsızlığın nedeni üçlünün, aşk, romantizm ve ilişkiyle ilgili geleneksel fikirleri üstlenmemeleriydi. | TED | ربما لأن الثلاثي لا يمثلون المفاهيم التقليدية المرتبطة بالحب أو الرومانسية أو الشراكة. |
| Aslında modern romantizm ve aile yaşantısındaki en büyük değişiklik teknoloji değil. | TED | في الواقع ، أكبر تغيير في الرومانسية العصرية والحياة الأسرية هو ليس التكنولوجيا. |
| Elbette, arada romantizm de olmalı. | TED | وبطبيعة الحال، فإن الرومانسية مطلوبة، |
| Tıpkı hayatı gibi Neruda'nın şiirleri de uğrunda savaşmaya değer gündelik anları vurgulayarak romantizm ve devrim arasında köprü kurdu. | TED | كما في حياته، جمعت قصائد نيرودا بين الرومانسية والثورة من خلال تعظيم اللحظات اليومية التي تستحق المحاربة من أجلها. |
| Fakat Solenopsis invicta'nın, diğer adıyla ateş karıncasının talihli erkek ve dişileri için romantizm günü. | TED | لكن بالنسبة للمحظوظين من ذكور وإناث القنويّات، أو التي تعرف بنمل النار، هو يوم الرومانسية. |
| Çok klişe olduğunu biliyorum, Ama ben romantizm istiyorum. | Open Subtitles | أعرف بأن هذا لا يبدو شخصي جداً، ولكنني أريد رومانسية |
| romantizm ve tehlike ve kurulan entrikalar vardı. | Open Subtitles | يوجد بها رومانسية و اخطار و تخطيط للمكايد. |
| romantizm dediğimiz şey gerizekalı ezikler birbirlerine güzel şeyler alsın da birbirini sevsin diye şirketler tarafından yaratılmıştır. | Open Subtitles | أعني أن الرومنسية أخترعت من قبل الشركات كي يفترسوا الفاشلين الذين يعتقدون أن شراء شيء لطيف سيجعل شخصا سعيدا |
| Bu gece romantizm için hazırım. | Open Subtitles | أنا الليلة في مزاج رومانسي أجل |
| Son seferinde Fransız romantizm edebiyatından bahsetmiştik ama bugün Rus edebiyatından bahsedeceğiz. | Open Subtitles | آخر مَرّة تَحدّثنَا عن الأدب الرومانسي الفرنسيِ، لكن اليوم سننتقل إلى الأدبِ الروسيِ. |
| Hiç de bile. Sanırım romantizm cephesini biraz ihmal ettim. | Open Subtitles | أعتقد بأنيّ كنتُ مُهملاً بقسم الرومانسيّة |
| Her beş saniyede bir romantizm doğuyor. Her kalp atışında. | Open Subtitles | الرومانسيه تولد كل خمس ثواني في قلب الناس |
| romantizm hakkındaki ilk fikrimi seni izleyerek edindim. | Open Subtitles | فلقد أخذت لمحتي الأولى للرومانسية عبر مشاهدتك في الشاشة الكبيرة |
| Bu eski, saçma romantizm zırvalığını savunduğuna inanamıyorum. | Open Subtitles | لا أصدّقُ بأنّك تدافع عن رومانسيّة قديمة الطراز لا معنى لها |
| Senin kitabın, bir yandan bir nihilizm uygulaması iken, diğer yandan sıkıca romantizm ile köklendirilmiştir. | Open Subtitles | روايتك التي تعبر عن العدم تأصلت بشكل قوي بالرومانسية |
| SEn de biliyorsun aramızda romantizm ya da başka birşey yok. | Open Subtitles | لا يبدو انه يوجد رومنسية كبيرة تحدث هنا او شىء من هذا القبيلِ. |
| Mertlik ve dövüşün, romantizm ve heyecanın dünyası. | Open Subtitles | عالم الفروسية والمعارك والرومانسية والحماس |
| Hayır. Sadece,senin romantizm anlayışın geç bir kahvaltı ve horoz dövüşü olur sanıyordum. | Open Subtitles | لا، إنّما كنت أعتقد بأنّ نظرتك حيال الرّومانسيّة تتمثل في الفطور و صراع الدّيَكة |
| Gübre kokusu yüzünden bütün romantizm şansımı kaçırmak istemiyorum. | Open Subtitles | لا أريد إضعاف آمالي في الشاعرية بالفوح برائحة الروث |
| 'onunla 14,000 romantizm yapmak istiyorum.' | Open Subtitles | 'أريد أن أفعل 14,000 شيء رومنسي عليه. ' |