| Ondan sonra kendine Cutlasses'ın tüm fabrikasını satın alabilirsin, ha? | Open Subtitles | ثم يمكنك شراء لنفسك مصنع كامل للسيوف مثل هذه ؟ |
| Pekala; sessizliğimi ancak tek bir koşulla satın alabilirsin. | Open Subtitles | كل الحق، هناك طريقة واحدة يمكنك شراء بلدي الصمت. |
| O yüzden, ihtiyacım olmayan eski elbiselerimden istediğini satın alabilirsin. | Open Subtitles | لذا يمكنك شراء أي من ملابسي القديمة لأنني لم أعد بحاجتها |
| Frankie, bahçe işlerin için bir avlusu olan bir ev satın alabilirsin. | Open Subtitles | فرانكي، تستطيعين شراء منزل مع باحة من أجل البستنة |
| Paran varsa, mahkemeyi satın alabilirsin. | Open Subtitles | ثلاث محاميين كبار, لو انك تملك المال تستطيع شراء المحكمة نفسها |
| Elmas satın alabilirsin, mücevher alabilirsin. | Open Subtitles | يمكنك ان تشتري الالماس يمكنك ان تشتري المجوهرات |
| Afyonu Manchukuo'daki herhangi bir yerden satın alabilirsin. Kes sesini. | Open Subtitles | يمكنك أن تشتري الأفيون من أي مكان في مانشو كيو |
| Sanırım önümüzdeki birkaç yıl içinde hayalindeki kaleyi satın alabilirsin. | Open Subtitles | أعتقد في سنوات قليلة القادمة يمكن شراء القلعة التي لطالما أردتِها |
| Bugün ne kadar para satın alabilirsin? | Open Subtitles | كم من المال يمكنك شرائه اليوم؟ |
| Bu duvarlardaki sanat eserleri ile bir adayı satın alabilirsin. | Open Subtitles | يمكنك شراء جزيرة بالفن المعلق على الجدران |
| Karaborsada istediğin her şeyi satın alabilirsin. | Open Subtitles | يمكنك شراء اي شيء تريديه من السوق السوداء |
| Bu odaya 49 dolar harcayan biri için dünyadaki tüm havluları satın alabilirsin. | Open Subtitles | بأجر 49 دولار لتلك الغرفة يمكنك شراء كل مناشف العالم |
| Kuş yemi satın alabilirsin. | Open Subtitles | نعــــم ، يمكنك شراء غذاء للطيور |
| Bu tekerlek peynire, yakışıklı suretimi oyarak... iki saatlik sessizliğimi satın alabilirsin. | Open Subtitles | ... يمكنك شراء ساعتين من الصمت بواسطة نَحت هذه العجلة حتى تُصبح وسيمه مثلي والآن .. |
| Bütün o zımbırtıları satın alabilirsin,Monk. | Open Subtitles | يمكنك شراء كل الاشياء، الراهب. |
| Dinle Alison, bu sabunlarla birkaç oy satın alabilirsin. | Open Subtitles | أنظري يا (أليسون) تستطيعين شراء بعض الأصوات بواسطة مخدراتكِ |
| Dinle Alison, bu sabunlarla birkaç oy satın alabilirsin. | Open Subtitles | أنظري يا (أليسون) تستطيعين شراء بعض الأصوات بواسطة مخدراتكِ |
| Yalnızca küçük parmağını kaldırarak, gemiyi bile satın alabilirsin." | Open Subtitles | بل أنك تستطيع شراء السفينة كلها باشارة واحدة من اصبعك الصغير |
| Brooklyn'i satın alabilirsin. -Hatta Staten lsland'ı bile. | Open Subtitles | وربما تستطيع ان تشتري بها "ستاتن ايلاند" ايضا |
| İnsanların güvenini bile satın alabilirsin | Open Subtitles | يمكنك أن تشتري أولا وثانيا الثقة بالاعمال |
| Sadece sesli harf satın alabilirsin. | Open Subtitles | يمكن شراء حروف العلّة فقط. |
| "istiyorsan, satın alabilirsin" dedi. | Open Subtitles | قائلا لى هل تريده ؟ يمكنك شرائه . |