| Sanırım hanımefendi bir silaha benzediğini söylemişti. Pek çok insan Silahlardan hoşlanmaz. | TED | أظن أنها قالت أنه يشبه المسدس. الكثير من الناس لايحبون المسدسات. |
| Pussy, uçakları Silahlardan daha iyi biliyorsun. Bu bir Smith Wesson .45. | Open Subtitles | تعرفى عن الطائرات أكثر من المسدسات هذا مسدس سميث ووستون 45 |
| Hey, n'aber, bebek? Silahlardan birini bana ver, dostum. | Open Subtitles | ماذا يحدث ، يا دول أعطنى واحد من هذة المسدسات يا رجل |
| Silahlardan anlıyorsun, değil mi? | Open Subtitles | أنت تـُجيّد إستخدام البنادق ، أليس كذلك ؟ |
| Silahlardan, bombalardan ve elektrikli sandalyelerden hiç hoşlanmam. | Open Subtitles | أنا لا أحب البنادق والقنابل . أو الكراسي الكهربائية |
| Şu plastik boru Silahlardan bile var. Cleveland'ın düğününden beri görmemiştim. | Open Subtitles | لقد حصلوا على هذه الاسلحة البلاستيكية التي لم ارى منها منذ زفاف كليفيلند |
| Banka hesaplarından, Silahlardan ne haber ? | Open Subtitles | الأسلحه ؟ حتى الآن كل شيىء فى طريق مسدود |
| Bir Mac-10 birkaç saniyede 50 mermi atabilir, ...ama bir amatörün ellerinde en etkisiz Silahlardan biridir. | Open Subtitles | مسدس ماك 1 يمكن أن يطلق خمسون رصاصة في ثواني ولكنه أحد أقل المسدسات دقة |
| Bu gece doğrultulan Silahlardan gına geldi artık! | Open Subtitles | أنا فعلاً تعبت من المسدسات التي صوبت عليّ الليلة |
| O Silahlardan birini. | Open Subtitles | ماذا عن واحدٌ من تلك المسدسات التي ستجلبها؟ |
| Umarım hiçbir şey olmaz. Silahlardan ödüm kopar. | Open Subtitles | آمل ألا يحدث شيء فإن المسدسات تصيبني بالرعب |
| Silahlardan fazla hoşlanmıyorsun, di mi Milton? | Open Subtitles | انت لا تحب المسدسات كثيرا اليس كذلك يا ميلتون؟ |
| Silahlardan ötürü beni aldınız sanmıştım. | Open Subtitles | لقد ظننت انكم احضرتمونى هنا بسبب المسدسات |
| Silahlardan nefret ederim. - Kocakarı. | Open Subtitles | انا اكره المسدسات أيتها العجوز |
| Silahlardan ve toplardan daha güçlü. | Open Subtitles | انها اكثر لا يسبر غوره من البنادق ومدافع |
| Bu, elimde büyük Silahlardan biri olacak anlamına mı geliyor? | Open Subtitles | اهذا يعني بأنني سأقتني واحدة من البنادق الكبيرة ؟ |
| Balistiğin dediğine göre Silahlardan eşleşen yok. | Open Subtitles | محلّلوا العيارات قالو أن الاسلحة لا تطابق شيئا |
| Bu korkutucu cisimler, bugün gezegenimizde mevcut olan tüm nükleer Silahlardan daha güçlü bir enerjiyle Dünya'ya çarpabilir. | Open Subtitles | هذه الأجسام المخيفة قد تضرب الأرض بطاقة أكبر من طاقة جميع الأسلحه النووية على كوكبنا مجتمعة معا |
| Derhal etkili, bütün nükleer Silahlardan dünyayı arındıracağım. | Open Subtitles | شىء فعال و مؤثر سوف اخلص كوكبنا من كل الاسلحه النوويه |
| Genellikle namluların hızından, konuşuruz. Silahlardan. | Open Subtitles | نتحدث غالباً عن سرعة خروج الطلقات في كواتم الأسلحة النارية |
| Hazır Rusya'dan bahsediyorken, oraya bir kaç kişiyi... yollayıp, nükleer Silahlardan arınma tesislerini denetleteceğim. | Open Subtitles | بمناسبة الحديث عن روسيا فيجب ان أرسل بعض الناس لهناك ليتحرى عن أسلحتهم النووية فى مكان يدعى أرمازاز أرزاماس |
| Silahlardan hoşlanmam. | Open Subtitles | أنا لا أَحْبُّ الأسلحةَ |
| ...el yapımı patlayıcı veya Silahlardan olur. | Open Subtitles | كانت بسبب عبوات ناسفه او أعيره ناريه |
| Ozon tabakasından, kimyasal Silahlardan, hatta... voodoo büyülerinden ve uzaylılardan bile şüpheleniliyor. | Open Subtitles | بعض الجهات تقول أن ما يحدث سببه طبقة الأوزون والأسلحة الكيمياوية والبعض يقول أنها مخلوقات من الفضاء |
| Bu Silahlardan 1800'ü yüksek alarmdadır. Bunun anlamı, 15 dakika içinde başkanlık emriyle devreye sokulabilecek olmalarıdır. | TED | حوالي 1,800 من هذه الأسلحة في حالة تأهب قصوى، ما يعني أنها يمكن أن تُطلق خلال 15 دقيقة بعد أمر رئاسي. |