| O zamanlar tüm ülke kafa oluyordu. | Open Subtitles | البلاد بأكملها كانت تدخن الحشيش ذلك الزمن |
| Haftada 20 dolara başla, 30 dolara yükle ve bu tüm ülke boyunca özgürce dolanmanı sağlasın. | Open Subtitles | البداية ستكون عشرين دولار بالإسبوع، وثلاثين لكل شحنة وهذا يمنحك خط سير مجاني خلال البلاد بأكملها |
| tüm ülke bugün ailemin ne kadar berbat olduğuna tanıklık edecek. | Open Subtitles | اليوم .. البلد بأكمله تشهد كم عائلتنا عائلة ملخبطة |
| tüm ülke kırılmış yazılım kullanıyor. | Open Subtitles | البلد بأكملها تستخدم برامج غير اصلية |
| tüm ülke kafanda koca bir delik görecek. | Open Subtitles | البلاد كلها سترى فتحة كبيرة في رأسك |
| Evet, tüm ülke tehlikede. | Open Subtitles | أجل، كامل البلاد في خطر. |
| tüm ülke çapında onu öldürme isteğine sahip olabilecek tek kişi sendin. | Open Subtitles | الشخص الوحيد تقريباً الذي كان لديه دافع لقتلك هو أنت |
| tüm ülke mahvoldu, sadece orospu çocukları hırsızlar işbirlikçileri ve büyük oğlum; | Open Subtitles | لقد انهار البلد كله, كله ماعدا... الأوغاد... اللصوص... |
| Sen yurt dışındayken tüm ülke neredeyse dağıldı. | Open Subtitles | الدولة بأكملها كانت على وشك الانهيار خلال تواجدكِ في الخارج |
| Eyaletiniz, devlet, tüm ülke bu olayı takip ediyor. Doğru olanı yapın. | Open Subtitles | مقاطعتك الحزينة ، الدولة البلاد بأكملها تراقبنا |
| Kendisi hastanede iken tüm ülke gergin bekleyişteydi. | Open Subtitles | كانت البلاد بأكملها تترقب متوترةً، طوال الوقت الذي قضاه في المستشفى |
| Bu ofis, dışarıdaki o harika sekreter, belki bu tüm ülke. | Open Subtitles | مكتبك، الأمينة الجميلة في الخارج، وربما البلد بأكمله. |
| Şimdi tüm ülke onu seyrediyor. | Open Subtitles | والآن البلد بأكمله يشاهدها، والفضل لك. |
| tüm ülke onların ellerinde oyuncak. | Open Subtitles | البلد بأكمله أضحى لعبة بأيديهم |
| Anlıyorum, şu an tüm ülke sizinle aynı duyguları paylaşıyor. | Open Subtitles | أنا متفهم و البلد بأكملها متعاطفة معكِ. |
| tüm ülke gördü. | Open Subtitles | البلد بأكملها رأت ذلك |
| Zaten tüm ülke bunu benim için yapıyor. | Open Subtitles | البلد بأكملها تفعل ذلك عني |
| - tüm ülke savaşa girmeni istiyor. | Open Subtitles | البلاد كلها تريد منك الذهاب للحرب |
| - tüm ülke savaşa girmeni istiyor. | Open Subtitles | البلاد كلها تريد منك الذهاب للحرب |
| tüm ülke, hükümetin McNamara gibilerinin cinayetten paçayı kurtarmasına izin verdiğine inanıyor. | Open Subtitles | تصدّق كامل البلاد أنّ الحكومة تدع أشخاصاً أمثال آل (ماكنامارا) يفلتون بجريمة قتل. |
| tüm ülke çapında onu öldürme isteğine sahip olabilecek tek kişi sendin. | Open Subtitles | الشخص الوحيد تقريباً الذي كان لديه دافع لقتلك هو أنت |
| tüm ülke dağılıyor. | Open Subtitles | البلد كله يتهاوى |
| Önümüzdeki birkaç gün tüm ülke internet kullanamayacak. | Open Subtitles | سيُقطع النت عن الدولة بأكملها لبضع أيام |
| Evet, tüm ülke teröristler hakkında teröristler hakkında konuştuğunu sanıyor ama ikimiz de gerçekte neden bahsettiğini biliyoruz. | Open Subtitles | أجل، جعلت الدولة كلها تظن , أنك تتحدث عن الارهابيين لكن كلينا يعرف |